Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/9147 E. 2026/11745 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin Tenfizi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/9147
- Karar No
- 2026/11745
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin Tenfizi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2025/6 Esas, 2025/6 Karar
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasında yapılan yargılamada, talep eden tarafından reddi hakim yoluna başvurulmuş, reddi hakim talebini inceleyen merci tarafından 10.02.2025 tarihli 2025/6 Değişik İş, 2025/6 Değişik İş Karar sayılı kararıyla davalının ret/çekilme sebepleri arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinde yazılı hususlardan herhangi birisinin varlığı söz konusu olmadığı gibi, dosyada hakimin tarafsızlığında şüphe uyandıracak herhangi bir nedenin de tespit edilemediği, zaten davalının da bu konuda bir delil gösteremediği, öte yandan yargılama faaliyeti yerine getirilirken usul hükümleri veya esasa ilişkin bir eksiklik veya hata yapıldığı iddiası, asıl kararın İstinafı (veya temyizi) ile birlikte İstinaf (veya Yargıtay) tarafından incelenecek hususlar olup, davalının bu yöndeki iddialarının da hakimin tarafsızlığından şüphe uyandıracak bir iddia veya neden olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davalı ...'in reddi hakim talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 27.05.2025 tarihli ve 2025/921 Esas, 2025/1636 Karar sayılı kararı ile somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, hakimin reddini talep eden tarafından yeni atanan hakimin dosyanın çok uzadığına dair beyanı sonrasında bu durumu zapta geçmediği, usule ilişkin itirazlar değerlendirilmeden sözlü yargılamaya geçerek esas hakkında beyanları aldığı, bir kısım hususlarda özelikle zapta geçmesini istediği hususların zapta yazılmadığı, vasiyetin iptali davasının devam ettiği beyanı olmayan hususların söylenmiş gibi zapta geçirildiği, tarafsız davranmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğu yönündeki merci değerlendirmesinin yerinde olduğu bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvuru talebinin reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının talep eden tarafından temyiz edilmesi üzerine üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 23.09.2025 tarihli kararıyla; kararın kesin olarak verildiği, kesin kararların temyizi mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2025 tarihli kararı talep eden tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2026 tarihli ve 2025/16393 Esas, 2026/621Karar sayılı kararıyla 6100 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 362 inci maddesi uyarınca hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında verdikleri kararlar kesin olup 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemeyeceğinden temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar verilmiştir.
Talep edenin karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; delillerin yeterince değerlendirilmediğini, Daire kararında maddi hata olduğunu, duruşmayla ilgisi olmayan kişinin duruşmaya kabul edildiğini, hak talep ettiğini, beyanının zapta geçtiğini, taraf ehliyeti olmayan kişinin tarafının kollandığını, adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenilme hakkı gibi ilkelerin ihlal edildiğini, kamu düzeninin ihlal edildiğini,davada kesin delil ve somut belgeler olduğunu, mahkeme hakiminin tarafsızlığının zedelendiğinin açık ve net olduğunu, görevini gereğince ifa etmediğini ve delilleri değerlendirmediğini, karar düzeltme sebeplerinin mevcut olduğunu, davalarının uzamasına sebep olanın eski vekili olduğunu, belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Talep eden tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından talep edenin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.
KARAR Açıklanan sebeple; Talep edenin karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.