Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/11996 E. 2026/11778 K.

Konu: Alt Soyun Denkleştirme Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/11996
Karar No
2026/11778
Karar Tarihi
Konu
Alt Soyun Denkleştirme Alacağı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1326 Esas, 2025/1931 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. Aile Mahkemesi SAYISI : 2025/36 Esas, 2025/36 Karar

Taraflar arasındaki alt soyun denkleştirme alacağı davasından dolayı yapılan yargılamada, talep eden tarafından reddi hakim yoluna başvurulmuş, reddi hakim talebini inceleyen merci tarafından 26.03.2025 tarihli 2025/36 Değişik İş , 2025/36 Karar sayılı kararıyla her ne kadar davacı tarafca, verilen duruşma günü tarihi, taleplerinin değerlendirilme tarihleri, bilirkişi heyetinin oluşması/atanması, doktor bilirkişinin heyetten çıkartılması, takdir edilen bilirkişi ücretlerinin yüksekliği, doktor bilirkişiye hükmedilen ücretin iade edilmemesine ilişkin bir kısım iddialar ileri sürülmüş ve ret sebebi olarak gösterilmiş ise de; söz konusu iddiaların yargılama sonucunda mahkemece tesis edilecek karara karşı yasal yolların kullanılması neticesinde istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilebilecek iddialar olduğu, Mahkemece duruşmada verilen bilirkişi atanması/ücrete ilişkin ara kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun(6100 sayılı Kanun) madde 341 uyarınca istinaf incelemesine konu edilebilir kararlardan olmadığı,6100 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde hakimin reddi sebeplerinin açıkça belirtilmiş olduğu, belirtilen davacı iddialarının red sebepleri içerisinde yer almadığı, öte yandan davacı tarafca Mahkeme Hakiminin taraflı davrandığı ve güvenilir olmadığı yönündeki iddiaları yönünden ise Mahkeme Hakiminin taraf tuttuğunu/tutmasını gerektirir bilgi, belge ve delillerin söz konusu olmadığı, kaldı ki Mahkemece verilecek karar sonrası yasal yolların her zaman açık olduğu, üst mahkemece denetimin yapılabilecek olması hususu ile 6100 sayılı Kanununun 36 ncı maddesi birlikte dikkate alındığında Hakimin reddi talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; talebin reddine, öte yandan; 6100 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde Hakimin çekilme sebepleri ayrıntılı şekilde belirtilmiş olup Mahkeme Hakiminin "davacının inancının sarsıldığı, vereceği kararın adil olacağına inancını yitirdiğini" sebep göstermek suretiyle ileri sürmüş olduğu çekilme talebinin madde metninde belirtilen çekilme sebepleri içerisinde yer almadığı gerekçesiyle davacı tarafın hakimin reddi talebinin reddine, ... 5. Aile Mahkemesi Hakiminin çekilme talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli ve 2025/1326 Esas, 2025/1931Karar sayılı kararı ile dosya kapsamına göre, somut olayda 6100 sayılı Kanununun 36 ncı maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından mahkeme hakimin delilleri toplamadan karar verdiği, raporda hatalı hesaplama yapıldığı, diğer raporların denetime açık olmadığı, usulünce düzenlenmediği, itirazların geç değerlendirildiği, eşit davranılmadığı, fahiş bilirkişi ücretine hükmedildiği, bilirkişi incelemesine yönelik taleplerin dikkate almadığı diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki merci değerlendirmesinin yerinde olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararın hukuka uygun istinaf başvuru talebinin reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının talep eden tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 08.10.2025 tarihli ek kararıyla; kararın kesin olarak verildiği, kesin kararların temyizi mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2025 tarihli kararı talep eden tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Bölge Adliye Mahkemelerinin, 6100 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 362 inci maddesi uyarınca hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında verdikleri kararlar kesin olup 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemeyeceğinden temyiz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz talebinin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.10.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/11996, K. 2026/11778, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-11996-e-2026-11778-k-c48cd3325ea5