Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5920 E. 2026/11239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5920
Karar No
2026/11239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/44 Esas, 2024/120 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Dairemiz bozma kararı uygun bulunmuş, Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedeller Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle davalı idare vekilinin ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi 44 70... parsel sayılı taşınmazdan davalı idarece haksız olarak ikinci kez kesinti yapıldığını ve bu durum kamulaştırmasız elatma niteliğinde olduğundan tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.09.2015 tarihli ve 2015/116 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararı ile idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18/6 maddesine göre "Herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamaz" hükmü karşısında ikinci defa düzenleme ortaklık payı alınması, kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu gibi aynı Kanunun 17/son maddesi uyarınca adli yargıda bakılması gerektiğinden, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 07.03.2019 tarihli ve 2019/ 39... /110 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Mahkeme kararının davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce bozma ilamı usul ve kanuna uygun olduğundan dosyanın inceleme için Yargıtay Hukuk Genel kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2020/5-11 Esas, 2022/1445 Karar sayılı kararı ile davacıların paydaşı olduğu taşınmazlarda 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan kesintiden sonra 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini talep edilmekte olup, idarenin bu işlemi sonucu davacıların dava konusu hisse üzerindeki mülkiyeti sona ermiş olacağından ve idarenin kamulaştırmasız el atma niteliğindeki eyleminden kaynaklanan tazminat davalarında adli yargı görevli olduğundan, eldeki davaya da adli yargı mercilerince bakılması gerektiğinden direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

D.Mahkece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, yüzde kırkbeşe tamamlamak suretiyle ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunda yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istenildiğinde davalı idareye iadesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5920, K. 2026/11239, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5920-e-2026-11239-k-a386580728c1