Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3477 E. 2026/10207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3477
Karar No
2026/10207
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2379 Esas, 2025/2549 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/578 Esas, 2023/114 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedeli istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... 1683 parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin sorumluluk sahasında olan ... Barajı ... Tüneli yapımı kapsamında uzun yıllardan beridir su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak daimi ve kalıcı surette el atıldığını, taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek kamulaştırılmasız el atma tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleştirilen Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/10 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde özetle; asıl davada saklı tutulan kısmın tahsili talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen davanın dava dilekçesi veya gerekçeli kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, taşınmazların değerinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazlara müvekkil idarenin herhangi bir el atma olgusunun mevcut olmadığını, gölün doğal yapısından kaynaklandığını, taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, bu nedenle Hazinenin sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli işlem ile "Taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve taşınmazların tamamının onaylı kıyı kenar çizgisinin su olan bölümünde kaldığının anlaşıldığı, somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, ancak yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine "kıyı kenar çizgisi" şerhinin konulduğu, bu haliyle davalı idare hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakta olup, davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının talebiyle ilgili olarak yerleşik Yargıtay uygulamasına göre davanın lehe sonuçlanması ihtimali bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 327 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmolunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Barajı ... Tüneli yapımı kapsamında taşınmazların daimi ve kalıcı olarak sular altında kaldığını, aynı bölgede ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılmış davalarda davanın kabulüne karar verildiğini, davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talep edildiği tarihte şerh bulunmadığından husumet nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden müvekkil idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yine dava reddedilmesine rağmen davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekilleri yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3477, K. 2026/10207, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3477-e-2026-10207-k-feab415a4290