Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3121 E. 2026/12089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3121
Karar No
2026/12089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/566 Esas, 2025/2510 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kaynarca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/337 Esas, 2022/362 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Kaynarca ilçesi, ... Mahallesi 2664 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu gayrimenkulde yapılacak keşif ile bu gayrimenkulün objektif gerçek değerinin bilirkişi tarafından tespit edilmesine ve tespit edilen bu değerin ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak hukuk ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine, bedel tespiti ve tescil dışndaki taleplerin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hakkaniyete ve taşınmazın gerçek değerine uygun kamulaştırma bedelinin tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin yüksek bedel tespit eden raporu hükme dayanarak aldığını, ancak gerekçesinin belirtilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, Organize Sanayi Bölgesinde bulunan diğer taşınmazlar için açılmış ve Yargıtay tarafından onanmış diğer davalarda 30,19 TL/m² birim fiyatı belirlendiğini, bu emsal kararlar karşısında dava konusu taşınmaza belirlenen metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın şehir merkezine uzak olduğunu, taşınmazın marjinal tarım arazisi olup verimli olmadığını, taşınmazın yakınında sulama sistemi olmadığını, dava konusu taşınmazın üzerinde yetiştirildiği iddia edilen ürünler için yapılan net gelir tespitinin fahiş olarak yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce ek raporda sadece 2020 yılı verileri yerine 2021 yılı verileri kullanılarak tekrar hesaplama yapılmakla yetinildiğini, objektif olarak taşınmaza değer katan unsurların ve kapitalizasyon faizinin düşük tutulduğunu, bilirkişilerce yan gelir ve münavebe ürünlerin verim miktarları hesaplanırken düşük değerler alınarak hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazın çok verimli arazi sınıfında olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4,5 alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren ve kanuni faizden daha yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, kapitalizasyon faizinin %4,5 oranında belirlenmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmediği, davalı vekilinin hükmedilen bedele işletilen faizin hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazı bakımından yapılan incelemede; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar faiz işletilmesi yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarım arazisi niteliğindeki Sakarya ili, Kaynarca ilçesi, ... Mahallesi 2664 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda kabul edilen oranlar gözetilerek uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "dört ay sonrası olan 23/06/2021 tarihinden mahkememizin karar tarihi olan 21/06/2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına," cümlesinin çıkarılması, yerine "mahkememizin karar tarihi olan 21.06.2022 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ...'dan alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3121, K. 2026/12089, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3121-e-2026-12089-k-84fb8eda66ec