Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2632 E. 2026/12091 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2632
Karar No
2026/12091
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2729 Esas, 2025/4038 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/45 Esas, 2025/29 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili ve kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ..., ..., ... ve ... tarafından Varto Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/48 Esas, 2022/47 Karar sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini ilk davada 126.008,68 TL tazminatın ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek geriye kalan 15.064,00 TL'nin davalıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine, ayrıca daha önce dava açmayan ve payına el atılan davacı ...'nun payı için belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul yönünden haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşürücü süre, husumet, kesin hüküm, derdestlik, zaman aşımı yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafın el atma tarihinden itibaren faiz uygulanması taleplerini kabul etmediklerini ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal kıyaslaması yapılmasının hatalı olduğunu, emsal taşınmazın özel satış olmaması gerektiğini, iki taşınmazın kıyaslama ölçütlerinin net bir şekilde belirtilmediğini, taşınmazın konumu itibariyle ticari kullanılabilirliğinin bulunmadığını, buna rağmen metrekare birim fiyatının fahiş hesaplandığını, değer kaybının yüksek olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların yerel mahkemece toplandığı, bu bilgi ve belgeler doğrultusunda bilirkişi kurulu raporu üzerinde yapılan denetim sonucunda değerlendirmeye esas alınan Muş ili, Varto ilçesi, ...(...) Mahallesi 2 11... parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüz ölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı anlaşılmakla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 2.256,09 TL/m² olarak hesaplanmasında, her ne kadar her iki taşınmazın vergi değerleri eşit olsa da dava konusu taşınmaz ve emsalin konumları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın emsalin 540/500 katı değerli kabul edilmesinde, sorumluluğun davalı kuruma ait olduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2632, K. 2026/12091, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2632-e-2026-12091-k-eb17cba4f635