Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2459 E. 2026/11598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2459
Karar No
2026/11598
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/156 Esas, 2024/156 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Ağrı ili, ..., ... köyü 97 parsel sayılı davalılar adına kayıtlı taşınmazın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, davaya konu taşınmazın 6830 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2013 tarihli ve 2012/461 Esas, 2013/60 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonunda; davacı vekilince veraset ilamları için yetki talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, davacıya gerekli yetki verilip sonucunun beklenmesi, gerektiğinde davalı murislere ait aile nüfus kayıt tabloları getirtilerek belirlenen mirasçıları davaya dahil ettirilip duruşma günü tebliğ edilmesi, davalı idarece adres tespiti yapılamaması halinde de tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve haricen zabıta marifeti ile adres kayıt sisteminden adresleri tespit edilerek gerekli işlemin yapılması, davalıların bu şekilde adresleri tespit edilemediği taktirde ilanen tebligat yoluna gidilerek dava dilekcesi ve ekleri davalılara tebliğ edilip, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmemesi ve davalılar ..., ..., ... (....), ... ve ... (...) yönünden ise eksiklik bulunmadığı, bu davalıların cevap dilekcelerini dosyaya sundukları anlaşıldığından, bu davalılar hakkında esastan inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

B .Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece 20.04.2022 tarihli ve 2020/285 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.04.2022 tarihli ve 2020/285 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar dava 6830 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi gereği açılmış ise de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi hükümlerinin eldeki davaya uygulanmasının gerektiği buna göre; kamulaştırılan taşınmazın 17 nci maddeye göre kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilebilmesi için kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile birlikte, takdir edilen kamulaştırma bedelinin ve varsa artırılan bedelin tamamının bankaya yatırılmış olması ve malikin bankaya müracaatında hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan çekilebilmesi gerektiği kamulaştırılan taşınmaza ilişkin olarak bedel artırım davası açılmakla da tebligat işlemlerinin tamamlanmış ve kamulaştırmanın kesinleşmiş sayıldığı 22.03.1977 tarihli ... Bankası dekontundan idarenin belirlediği kamulaştırma bedelinin bloke edildiği ve Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/119 Esas, 1977 /252 Karar sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz için bedel artırım davası açtığı ve açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla; bedel artırım davası açan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde eski 97 numaralı parselin tamamı için talepte bulunulduğunu, imar uygulaması sonrası 97 numaralı parselden ayrılan 1 57... numaralı parsel yönünden de davanın kabulü gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istimlak işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 6830 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2459, K. 2026/11598, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2459-e-2026-11598-k-b0c951bb4096