Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4591 E. 2026/2779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4591
- Karar No
- 2026/2779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/143 E., 2024/30 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... ... vekilleri ile davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği Üzümlü Beldesi, Bucak Mahallesinde bulunan ve yaklaşık 5.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın develetin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2013/395 Esas, 2017/101 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 18.02.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen 2.201,00 m² taşınmazın davacı ... mirasçıları adına tesciline, (A) harfli kısma yönelik davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 09.11.2021 tarihli ve 2021/11597 Esas, 2021/11066 Karar sayılı ilamıyla "bozma ilamında taşınmazın, arazi kadastrosu sırasında fundalık niteliği ile tescil harici bırakıldığı, taşınmaz eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında da bu nitelikte ise eğiminin %12'nin altında olması ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşması halinde davacı adına tesciline karar verilmesi gereğine değinildiği halde, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, en eski 1971 tarihli hava fotoğrafı ve 1976 tarihli memleket haritası incelenmiş olup daha eski hava fotoğrafları değerlendirilmemiş; 01.06.2021 tarihli raporda ise sırasıyla 1964, 1972, 19 87... tarihli hava fotoğrafları incelenmiş ve bu hava fotoğraflarında taşınmazda fidan şeklinde otsu bitkiler göründüğü belirtilmiş ise de, 1949 tarihli hava fotoğrafında yapılan gösterimde, taşınmazın sınırında bulunan orman parseli ile dava konusu taşınmazdaki görüntünün birbirine benzerlik gösterdiği, bu sebeple 1949 hava fotoğrafındaki fidan şeklinde otsu bitkiden kastedilenin ne olduğu çevre orman ve kişi parselleri üzerinde bulunan bitki örtüsü ile kıyaslanarak açıklanmadığından, dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafındaki niteliği konusunda tereddüt hasıl olduğu, öte yandan; keşif sonrası düzenlenen bilirkişisi raporlarında, temyize konu (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün sınırında dere yatağı olduğu gösterildiği halde, taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı yada derenin aktif etki alanında kalıp kalmadığı hususunda jeolog bilirkişisi incelemesi yapılmadığı ve ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, imar planının hangi tarihte yapıldığı ve kesinleştiği, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının da araştırılmadığı gibi, yörede yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ilişkin orman tahdit tutanakları ve haritaları getirtilmek suretiyle bilirkişi raporunun denetlenmeden hüküm kurulduğu bu sebeple anılan eksikliklerin giderilerek taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre konumunun belirlenmesi, memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde taşınmaz konumunun belirlenmesi ,taşınmazın dere yatağı olup olmadığı hususları da araştırılarak davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığnın değerlendirilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmının, davacılar ve murisleri tarafından 50 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın bu kısmının orman vasfı gösteren arazilerden olmadığının bilirkişisi raporları ile tespit edildiği, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun bilirkişisi raporları yanında keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişisi ve tanık beyanları ile de ispatlandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin 11.07.2023 tarihli raporu ve eki krokide (B) harfiyle gösterilen 1.984,08 m² alanının .....Mahallesinde yeni bir ada parsel numarası verilerek davacı ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya tesciline ve fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu tescil harici alanın komşu 1502 parsel ile birlikte bir bütün olarak miras kaldığını, dava konusu yerin ..., Hazine ve Belediye ile bir ilişkisinin olmadığını, en az 50 yıldır müvekkilerinin zilyetliğinde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı bir şekilde davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğini, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmişken, taraflarına vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar adına tesciline karar verilen taşınmazın imar-ihyaya konu olmadığını ve tescil şartlarının bulunmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ve taşınmazın kesinleşen orman sınırına göre konumunun belirlenmediğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmaza karşı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca açılan tescil davasıdır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.