İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/106 E. 2020/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/106
Karar No
2020/454
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/106 KARAR NO : 2020/454 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2014 KARAR TARİHİ : 20/10/2020 İzmir... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararının Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı bozma ilamı ile bozulması neticesinde mahkememize tevzi edilen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin, diğer davalı ... tarafından kurulmuş işyerinde 19.01.2011 tarihinden iş akdinin işven tarafından, şirketin hesap ve idaresine ilişkin inceleme başlatıldığı gerekçesiyle bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiği 08.04.2014 tarihe kadar şirket temsilcisi ve işveren vekili statüsünde kesintisiz çalıştığını, işyeri şirketin %99 payı belediye ait ve belediyenin sevk ve idaresinde, belediye hizmetlerinin görülmesi maksadıyla işçi temin eden bağımsız bütçeli, doğrudan belediye başkanına bağlı şirket temsilcisi davacı tarafından yönetildiğini, şirket her işleminde Urla Belediyesi’nin ismin geçtiğini, şirketin müseccel faaliyet konusunun her türlü imar-bayındırlık faaliyetleri, sosyal tesis yapıp işletmek, bilişim ve iletişim alanında, otopark hizmetleri ve nakliye işlerinde faaliyet göstermek, temizlik hizmetleri yapmak olduğunu, davacının bu faaliyetlerini geçen dönem belediye başkanı ile birlikte yürütmek zorunluluğu nedeniyle, verdiği görünüm nedeniyle, seçim sonucunda belediye başkanının değişmesi ile siyasi olarak iş akdinin feshedildiğini, devamlı sermaye artırımı suretiyle büyüme içerisinde olan şirketin, pek çok çalışanının hizmet akdini haksız ve geçersiz nedenlerle feshedildiğini,yerine yeni elemanlar aldığını, 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesi tanımına uygun işveren vekili olan davacının ayni kanunun 19. ve 21. maddesinin düzenlediği iş güvencesi hükümlerinden yararlanamadığı için iş akdin kötüniyetle feshedilmesi sonucunda ayni İş Kanununun 17/5. maddesi tanımına uygun kötüniyet tazminatı talep ettiklerini, işyerinde dini bayramlar öncesi olmak üzere iki maaş tutarında ikramiye ödendiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, işten ayrılışı sırasında 9 günlük ücretinin ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000,00.-TL kıdem tazminatı, 6.400,00-TL ihbar tazminatı, 6.700,00-TL yıllık izin ücreti, 1.100,00-TL ücret alacağı,, 19.200,00-TL kötü niyet tazminatı olmak üzere toplam 44.000,00-TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile hizmet akdine dayalı bir ilişkilerinin bulunmadığını, davalı belediyenin davacının işvereni olmadığını, diğer davalı ile de aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarında diğer davalı ... İmar turizm ltd. şti. den 4734 sayılı kamu ihale yasasının verdiği imkanla hizmet alımı yapmadıklarını, sadece 2011 yılında 3 aylık bir sürede doğrudan alım yoluyla fatura karşılığı hizmet aldıklarını, söz konusu şirketin kanunla belediye verilmiş yetkiye dayalı olarak kurulmuş bir kamu şirketi olmayıp, özel hukuk hükümlerine tabi özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davacının söz konusu şirketi idareye yetkili müdür olduğunu, işveren konumunda olduğunu, şirket ortakları olan Urla Belediyesi ve Bornova Belediyesi tarafından davacının şirket müdürlüğü görevinden, şirketi temsil görevinden azledildiğini, davacının ibraz ettiği iş sözleşmesini, kendisinin imzaladığını, kendi kendine sözleşme yaptığını, yönettiği şirketi zarara uğrattığını, iyi yönetemediğini, azledilmesinde kötüniyet bulunmadığını, iddialarının haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının şirkette yetkili müdür olarak görev yaptığını, şirketi her türlü faaliyetini tek başına ve tek imza ile işveren statüsünde yürüttüğünü, hizmet akdine dayalı bir ilişkilerinin bulunmadığını, davalı belediyenin davacının işvereni olmadığını, diğer davalı ile de aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, 2011-2012-2013 ve 2014 yıllarında diğer davalı ... İmar turizm ltd. şti. den 4734 sayılı kamu ihale yasasının verdiği imkanla hizmet alımı yapmadıklarını, sadece 2011 yılında 3 aylık bir sürede doğrudan alım yoluyla fatura karşılığı hizmet aldıklarını, söz konusu şirketin kanunla belediye verilmiş yetkiye dayalı olarak kurulmuş bir kamu şirketi olmayıp, özel hukuk hükümlerine tabi özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davacının söz konusu şirketi idareye yetkili müdür olduğunu, işveren konumunda olduğunu, şirket ortakları olan Urla Belediyesi ve Bornova Belediyesi tarafından davacının şirket müdürlüğü görevinden, şirketi temsil görevinden azledildiğini, davacının ibraz ettiği iş sözleşmesini, kendisinin imzaladığını, kendi kendine sözleşme yaptığını, yönettiği şirketi zarara uğrattığını, iyi yönetemediğini, azledilmesinde kötüniyet bulunmadığını, iddialarının haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Taraflar arasındaki 19/01/2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi, 2-Davalı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve sair ticari defter ve kayıtlar, 3-Davacıya ait iş yeri sicil dosyası, 4-Tanık beyanları, 5-İzmir... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası, 6-İzmir... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan 06/04/2015 tarihli bilirkişi raporu, 7-Davacı vekilinin 27/04/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi, 8-Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı bozma ilamı, 9-İzmir.... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararı, 10-Ticaret hukuku alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 26/03/2020 tarihli raporu, 11-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava; davacı ...'un 19/01/2011 tarihi ile 08/04/2014 tarihi arasında Urla Belediyesi ve Bornova Belediyesi'nin ortaklığında kurulan davalı ......Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürü olarak görev yapmaktayken 08/04/2014 tarihinde sözleşmesinin gerekçesiz ve haksız feshi ile işine son verilmesi nedeniyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı ve kötü niyet tazminatı bedellerinin davalı ......Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... Belediyesi'nden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın açılması akabinde İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile görev yönünden bozularak Mahkemesine gönderildiği, bozma ilamı üzerine İzmir.... İş Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda dava konusu uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmektedir. Dava, davalı ......Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bünyesinde belirsiz süreli sözleşme ile şirket müdürü olarak çalışan davacıya iş akdinin feshi neticesinde ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, müdürlük ücreti ve kötü niyet tazminatı bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki 19/01/2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi, davalı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve sair ticari defter ve kayıtlar, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, ticaret sicil kayıtları, ihtarnameler, fesih bildirimi, İzmir .... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası ve içeriğinde yer alan 06/04/2015 tarihli bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ile davalı ......Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki 19/01/2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı, davacının 19/01/2011-22/04/2014 tarihleri arasındaki çalışması neticesinde davalı şirketten talep edebileceği tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, var ise hangi tazminat kalemleri açısından ne kadar tazminat talep edebileceği hususlarının kalem kalem olacak şekilde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, sözleşmede hüküm bulunmaması durumunda şirket ana sözleşmesi, ana sözleşmede hüküm bulunmaması durumunda ortaklar kurulu kararı, ortaklar kurulu kararında da hüküm bulunmaması durumunda Kanun hükümleri dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi hususunda ticaret hukuku alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden rapor tanzim edilerek tanzim edilecek raporun Mahkememize sunulması istenilmiş olup, ticaret hukuku alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 26/03/2020 tarihli raporda sonuç olarak; davacının hem işveren hem de işçi sıfatıyla içeriği olarak imzaladığı dosyadaki belirsiz süreli iş sözleşmesine ve SGK primlerinin ödenmiş olması başlı başına işçi sıfatına haiz olduğunu göstermeyeceği, davacının şirketin tüm hukuk, idari ve mali işlemlerini tek imza ile yapmaya yetkili olması davacının müdürü olarak atandığı davalı şirketi doğrudan doğruya somut işveren olarak temsil ettiği ve ortak olup olmadığına bakılmaksızın davacı müdürün şirketin organı sayıldığı ve dolayısıyla davacı ile şirket arasındaki ilişkiyi iş sözleşmesi kapsamında değerlendirme ve müdürü işçi sayma olanağının bulunmadığından bu sözleşmenin geçerli olduğu ve belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğünün kabul edilmeyeceği, şirket ortağı olan diğer davalı ... Belediyesi ile davacı arasında davacının müdürlük görevi ve sorumluluğu bakımından münhasıran iş veya hizmet ilişkisi olarak değerlendirilebilecek hukuki bir ilişki doğmadığından ortak olarak davalı ... Belediyesinin sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği ve davacının müdürlük görevi bakımından doğan alacaklarından ötürü müdürü olduğu davalı ... ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tek başına sorumlu olduğu, Yargıtay bozma ilamı ve ortaklar kurulu kararı ile şirketin tüm hukuki, idari ve mali işlemlerini tek imza ile yapmaya yetkili olması yani davalı şirketin sevk ve idaresinden 1. derecede yetkili olması karşısında işçi sıfatına haiz olmayan davacının iş hukukunun sağladığı güvencelerden yaralanamayacağı ve buna göre de davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği, davacının şirket ana sözleşmesinin 10. maddesine uygun olarak 08/04/2014 tarihinde şirket müdürlüğü görevine son verildiği, 3 yıllık şirket müdürlüğü boyunca şirketin mali yönden zarar uğramasında gerekeli tedbirlerin alınmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği ve şirketinin menfaatlerini gözetmek zorunda bulunan davalı ... ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından şirketin sevk ve idaresinden birinci derecede yetkili olan davacının müdürlük görevine son verme işleminin haksız olmadığı ve bu nedenle de davacının kötüniyet ve sair herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığı, davacı şirket müdürüne ödenecek ücrete ilişkin şirket sözleşmesinde bir hüküm olmamakla birlikte şirket ortakları haricinde dışarıdan atanan müdüre ücret ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun ve davacıya da ücret ödendiği davalı şirketin defter ve kayıtları ile de sabit olduğu, 9 günlük ücreti hariç tamamının ödendiği, bu itibarla da davacının müdürlük sıfatının sona erdirildiği 08/04/2014 tarihi itibariyle 6.338,28-TL/30 = 211,24-TL x 8 gün = 1.689,92-TL brüt ücret alacağının bulunduğunu, davacı şirket müdürüne davalı tarafından izin hakkı da tanındığı ve toplam izin hakkının 60 gün olduğu ve 11 gün izin kullandırıldığı, ücret bordrolarında da izin hakkının bulunduğu ve davalı tarafından davacıya tanınan izin hakkının 49 günlük kısmının kullanıldığına veya ücretinin ödendiğine dair davalı şirket tarafından geçerli bir belge ile kanıtlanamadığından davacının 6.337,28-TL / 30 = 211,24-TL x 49 gün = 10.350,89-TL brüt izin ücreti alacağının bulunduğu, davacı şirket müdürünün 1.689,92-TL brüt ücret alacağı ve 10.350,89-TL brüt izin ücreti alacağı olmak üzere toplam 12.040,81-TL toplam brüt alacağından 2.748,51-TL yasal kesintiler çıkartıldığında 9.292,32-TL net alacağının bulunduğu yönünde mütalaa verdiği görülmüştür. Davacı vekilinin 27/04/2015 havale tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesine konu ettikleri alacak kalemlerini 11.058,00-TL brüt kıdem tazminatı, 12.309,00-TL brüt ihbar tazminatı, 8.872,00-TL brüt yıllık izin ücret alacağı, 1.901,00-TL brüt ücret alacağı olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği görülmektedir. Davacı tarafından kötü niyet tazminat isteminde bulunulmuş olup yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında alındığında, söz konusu tazminatın istenebilmesi için davacının iş güvencesi hükümlerinden istifade etmemesi gerekir. Davacının iş yerinde işveren vekili sıfatı ile görev yaptığı, bu itibarla işe iade hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşılmış ise de davalı iş veren tarafından feshin kötü niyetli icra edildiği hususunun her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanamadığı nazara alındığında bu alacak yönünden istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). Tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.1-d. maddesinde belirtilmiş olup dava şartlarındandır. Yine aynı kanunun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Davacının tüzel kişiliği bulunan... bünyesinde şirket temsilcisi olarak çalıştığı, davalı ... nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin de olmadığı nazara alındığında davacının çalışmasının gerçekleştiği şirketin pasif dava ehliyetinin bulunduğu, belediyenin ise pasif dava ehliyetinin olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki 19/01/2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi, davalı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve sair ticari defter ve kayıtlar, davacıya ait iş yeri sicil dosyası, tanık beyanları, İzmir.... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan 06/04/2015 tarihli bilirkişi raporu, davacı vekilinin 27/04/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı bozma ilamı, İzmir ... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı görevsizlik kararı, ticaret hukuku alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 26/03/2020 tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı ...'un 19/01/2011 tarihi ile 08/04/2014 tarihi arasında Urla Belediyesi ve Bornova Belediyesi'nin ortaklığında kurulan davalı .... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürü olarak görev yapmaktayken 08/04/2014 tarihinde sözleşmesinin gerekçesiz ve haksız feshi ile işine son verilmesi nedeniyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı ve kötü niyet tazminatı bedellerinin davalı .... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... Belediyesi'nden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, ticaret hukuku alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 26/03/2020 tarihli raporunda davacının müdürlük sıfatının sona erdirildiği 08/04/2014 tarihi itibariyle 6.338,28-TL/30 = 211,24-TL x 8 gün = 1.689,92-TL brüt ücret alacağının bulunduğunu, davacı şirket müdürüne davalı tarafından izin hakkı da tanındığı ve toplam izin hakkının 60 gün olduğu ve 11 gün izin kullandırıldığı, ücret bordrolarında da izin hakkının bulunduğu ve davalı tarafından davacıya tanınan izin hakkının 49 günlük kısmının kullanıldığına veya ücretinin ödendiğine dair davalı şirket tarafından geçerli bir belge ile kanıtlanamadığından davacının 6.337,28-TL / 30 = 211,24-TL x 49 gün = 10.350,89-TL brüt izin ücreti alacağının bulunduğu, davacı şirket müdürünün 1.689,92-TL brüt ücret alacağı ve 10.350,89-TL brüt izin ücreti alacağı olmak üzere toplam 12.040,81-TL toplam brüt alacağından 2.748,51-TL yasal kesintiler çıkartıldığında 9.292,32-TL net alacağının bulunduğunu mütalaa ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin 27/04/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak açılan davanın davalı .... Otopark Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine, Urla Belediyesi yönünden ise davacının tüzel kişiliği bulunan ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bünyesinde şirket temsilcisi olarak çalıştığı, davalı ... nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin de olmadığı nazara alındığında davacının çalışmasının gerçekleştiği şirketin pasif dava ehliyetinin bulunduğu, belediyenin ise pasif dava ehliyetinin olmadığı göz önünde bulundurularak dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalı ... Belediyesi yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, a)Kıdem tazminatı alacağı talebinin REDDİNE, b)İhbar tazminatı alacağı talebinin REDDİNE, c)Yıllık izin ücreti alacağı talebinin KABULÜNE, 8.872,00-TL brüt yıllık izin ücreti alacağının 6.700,00-TL'sine dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden, 2.172,00-TL'sine ıslah tarihi olan 27/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine, d)Ücret alacağı talebinin KISMEN KABULÜNE, 1.689,92-TL brüt ücret alacağının 1.100,00-TL'sine dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden, 589,92-TL'sine ıslah tarihi olan 27/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, e)Kötü niyet tazminatı alacağı talebinin REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 721,48-TL karar ve ilam harcından, 758,25-TL peşin harç ve 152,68-TL ıslah harcının mahsubu ile 189,45-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... Belediyesi'nin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısım ikinci bölümü hükümleri uyarınca 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Belediyesi'ne verilmesine, 6-Davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 6.361,15-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.234,55-TL tanık ücreti, tebligat gideri ve posta masrafı, 775,00-TL bilirkişi ücreti, 721,48-TL karar ve ilam harcı ve 25,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.756,23-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 545,76-TL'sinin davalı ... Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... Otopark Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan tanık ücreti, tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 130,00-TL yargılama giderinden davanın red oranı dikkate alınarak 104,26-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ....Otopark Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 8-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ....Otopark Hizmetleri Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2020

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/106, K. 2020/454, T. 20.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-106-e-2020-454-k-599d7c24c3ba