İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/899 E. 2026/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/899
Karar No
2026/821
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/899 Esas KARAR NO : 2026/821

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 17.07.2023 tarihinde gerçekleşen bir trafik kazası nedeniyle, davacının aracında meydana gelen maddi zarar, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin tazmini amacıyla açıldığını, davaya konu kaza, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç tarafından %100 kusurlu şekilde meydana geldiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişi incelemesiyle toplam 237.752,13 TL zarar tespiti yapıldığını, ancak ilk başvuru belirsiz alacak davası şeklinde yapıldığı için yalnızca 10 TL hükmedildiğini açıklamış, geriye kalan 227.752,13 TL tutarındaki bakiye alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı aracı ile.... plakalı araç arasında meydana gelen kazaya ilişkin onarım bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet tazminatı ve munzam zarar taleplerinin haksız olduğunu, davacının iddialarını somutlaştırmadığını, dava konusu talepler için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacının müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanç kaybının teminat kapsamında bulunmadığını, davacının sunduğu bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, aracın yaşı ve kilometresi dikkate alındığında değer kaybı oluşmayacağını, aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve tramer bilgilerinin celbinin gerektiğini, değer kaybı hesabında genel şartlar uyarınca indirim yapılması gerektiğini, munzam zarar talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirterek davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, haksız fiilden kaynaklanan eylem nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 trafik alanında uzman, 1 makine mühendisi, 1 sigortacılık alanında uzman ve 1 borçlar hukuku bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğunun, davacı sürücü ...'nın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ... plakalı aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 940.000 TL olarak belirlendiği, araçta meydana gelen değer kaybının 110.000 TL tutarında olduğu, aracın onarım süresinin 15 iş günü olarak hesaplandığı, günlük kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplamayla araç mahrumiyet bedelinin 7.290 TL olarak takdir edildiği, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 17.07.2023 tarihini takip eden 8 iş günü sonu olan 19 Eylül 2023 olarak kabul edildiği, munzam zarar talebi yönünden ise somut hesaplama yapılamadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir." denilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 trafik alanında uzman, 1 makine mühendisi, 1 sigortacılık alanında uzman, 1 borçlar hukuku ve 1 mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Hukukumuzda öncelikle Yargıtay kararları ile yer bulmuş olan bu tazminat kalemi, 14 Mayıs 2015 tarihli Resmi Gazete’de T.C. Başbakan Yardımcılığı (Hazine Müsteşarlığı) tarafından yayınlanan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ...Genel Şartları’nın 5.maddesi düzenlemesi ile norm olarak da düzenlenmiştir. “Maddi Zararların Teminatı” başlıklı 5. maddeye göre: “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. ...plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın kazanın oluşumunda ASLİ %100 (YÜZDE YÜZ) KUSURLU olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın kazanın oluşumunda ATFI KABİL KUSURUNUN OLMADIĞI görüş ve kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki hususlar neticesinde, tespit istenen ...ya ait ... plakalı, 2023 model, ... şasi numaralı aracın kaza tarihine yakın tarihlerde 2. El rayiç bedelinin 940.000 TL olduğu ve serbest piyasa koşularında ikinci el ortalama değeri göz önüne alındığında bahse konu parça bedelinin otomobilin pert sınırını aşmayacağı görüşü kanaatine varılmıştır. 2. el rayiç tespitinde somut kaynak olarak enflasyon hesaplama, kasko değer listesi değeri ve 2. El internet satış ilanları kaynak olarak kullanılmış, Araç Mahrumiyeti Bedeli Yönünden:... plakalı aracın onarım süresinin 15 iş günü süreceği, eşdeğer araçların 1 günlük kiralama bedelinin 540 TL olduğu ve hak mahrumiyetinin 540 * 15 = 8.100 TL olduğu takdir edilmiştir. Kiralama bedeli üzerinden amortisman bedeli (lastik, motor vs) %10 oranında uygulanması takdir edilmiştir.Buna göre takdir edilen kiralama bedeli 8.100 TL den 810 TL amortisman bedeli düşüldüğünde mahrumiyet bedelinin 7.290 TL olabileceği, Söz konusu hak mahrumiyetine bağlı, ikame araç bedeli olarak talep edilen tazminat ile ilgili olarak davalı taraf cevap dilekçesinde “ ….. ikame araç bedeli ve munzam zarar talebi bakımından herhangi bir tespit ve dolayısıyla arabuluculuk başvurusu olmadığından, müvekkil şirket bakımından işbu kalemler bakımından dosyanın tefrik edilerek DAVA ŞARTI YOKLUĞU sebebiyle davanın reddine karar verilmesini…” talep etmiştir. Davacı tarafın söz konusu talepleri ile ilgili nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak ile birlikte bu talepleri ile ilgili dosya içerisinde dava tarihinden önceki bir tarihte herhangi bir talebe rastlanılmamış olduğundan bu talepler konusunda faiz hesaplaması yapılamamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere aracın onarımında makul onarım süresinin dikkate alındığı ve dosya içerisine onarımda kaldığı süreyi gösteren belge/fatura sunulmadığından kök raporumda değişiklik yapılması takdir edilmemiştir. Değer Kaybı Yönünden: Dosya içeriğinde yapılan incelemelerde, mağdur .... plakalı aracın dosyaya konu kazada “Ön Tampon (Değişim + Boya), Ön Tampon Alt Izgara (Değişim), Ön Panjur (Değişim), Ön Panjur Üst Kaplama (Değişim), Ön Tampon Demiri (Değişim), Ön Tampon Köpüğü (Değişim), Ön Panel (Değişim), Motor Kaputu (Değişim + Boya), Motor Kaputu Sağ ve Sol Menteşe (Değişim + Boya), Sağ Ön Şase Kolu (Değişim + Boya), Sağ Ön Çamurluk (Onarım + Boya), Sağ Ön Podya (Onarım + Boya), Sağ Ön Far (Değişim), Sol Ön Far (Değişim), Silecek Su Deposu (Değişim), Sürücü Hava Yastığı (Değişim), Yolcu Hava Yastığı (Değişim), Hava Yastığı Modülü (Değişim), Direksiyon Airbag Çemberi (Değişim), Ön Göğüs (Değişim)” kısımlarından hasarlı olduğu tespit edilmiştir. İtiraz dilekçesi ekinde kaza tarihine yakında tarihlerde 2. El araç ilanları ve benzer hasarlara ilişkin 2. El araç ilanları vb somut delil sunulmadığından kök raporumuzda değişiklik yapılması takdir edilmemiştir. Tespite konu aracın değer kaybına ilişkin olarak; piyasa tetkikleri sonucu, ...plakalı aracın meydana gelen maddi hasarın onarım sonrası 09.10.2020 tarihli AYM kararı kapsamında değer kaybı yönünden genel hükümler gereği rayiç bedel farkı (aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız piyasa rayiç değere ile hasarı onarılmış piyasa rayiç değeri arasındaki bedel fark) ile değer kaybı hesaplamasında 110.000 TL değer kaybı nın hakkaniyet çerçevesinde olduğu, söz konusu değer kaybına tutarına sigorta şirketi açısından Karayolları Trafik Kanunu 99. maddesi gereğince 19 Eylül 2023 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 17.07.2023 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Araç hasar bedel yönünden sigorta eksper raporunda değişmesi gerek parçaların ve işçiliklerin Fotoğraflar incelendiğinde yapılan tespitin kaza fotoğrafları ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Eksper raporunda yukarıda belirtildiği gibi değişmesi gereken yedek parça toplamı 179.003,52 TL olduğu, işçilik bedelinin 46.350,00 TL olduğu, KDV hariç toplam değerin225.253,52 TL olduğu , KDV li toplam değerin 270.424,22 TL olduğu tespit edilmiştir. SBM kayıtlarında 17.07.2023 tarihinde konu aracın bir kazası olduğu ancak hasar bedelinin belirtilmediği tespit edilmiştir. Davacının talep etmiş olduğu KDV hariç 127.752,13 TLnın her ne kadar eksper raporunda KDV hariç 225.253,52 TL hesaplanmışsa da Davacının talep ettiği KDV hariç 127.752,13 TL hasar bedeli kabul edilir durumdadır. I. Kök ve ek raporda teknik açıdan yapılan değerlendirmelerde, davaya konu kazaya karışan araç için değer kaybı bedelinin 110.000,00 TL, mahrumiyet bedelinin 7.290,00 TL, hasar bedelinin 127.752,13 TL olabileceği yönünde görüş bildirildiği, Kök raporda teknik açıdan değer kaybına tutarına sigorta şirketi açısından Karayolları Trafik Kanunu 99. maddesi gereğince 19.09.2023 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 17.07.2023 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı, Buna göre 17.07.2023 tarihi ile 19.09.2023 tarihleri ayrı ayrı esas alınarak 14.05.2025 dava tarihi itibariyle hesaplamaların ayrı ayrı yapıldığı, Değer kaybı yönünden tespit edilen 110.000,00 TL tutarın 17.07.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 210.835,23 TL olarak hesaplandığı, 19.09.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 203.509,16 TL olarak hesaplandığı, Mahrumiyet bedeli yönünden tespit edilen 7.290,00 TL tutarın 17.07.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 13.972,63 TL olarak hesaplandığı, 19.09.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 13.487,13 TL olarak hesaplandığı, Hasar bedeli yönünden tespit edilen 127.752,13 TL tutarın 17.07.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 244.860,45 TL olarak hesaplandığı, 19.09.2023 tarihi esas alındığında “Denkleştirici Adalet İlkesi” kapsamında ulaştığı “Alım Gücünün” 14.05.2025 dava tarihi itibariyle 236.352,08 TL olarak hesaplanmıştır." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Yargıtay 6. HD. ...Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu,... gün ve ... sayılı başvuru no.lu kararına konu uyuşmazlıkta, başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşıldığından başvurucuya şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine değerlendirilip mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olması karşısında, hak ihlâline neden olmamak düşüncesiyle munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulamasından vazgeçilmiş, gelişen ekonomik koşullar, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengenin korunması Anayasa Mahkemesi'nin ihlâl kararlarının bağlayıcılığı gözönünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce alınan bilirkişi ek ve kök raporlarında da belirtildiği üzere, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ... plakalı aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 940.000 TL olarak belirlendiği, araçta meydana gelen değer kaybının 110.000 TL tutarında olduğu, hasar bedelinin 127.752,13 TL olduğu, aracın onarım süresinin 15 iş günü olarak hesaplandığı, günlük kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplamayla araç mahrumiyet bedelinin 7.290 TL olarak takdir edildiği, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 17.07.2023 tarihini takip eden 8 iş günü sonu olan 19 Eylül 2023 olarak tespit edildiği, sigorta şirketinin poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Her bir alacak kalemi yönünden tespit edilen bedellerin, davacının munzam zarar talebi, Yargıtay 6. HD. İlamı doğrultusunda Denkleştirici Adalet İlkesi kapsamında yapılan hesaplama sonucu toplam 224.626,18 TL munzam zarar bedeli hesaplanmıştır. Meydana gelen kazanın poliçe vadesi kapsamında kaldığı, denetime elverişli ve hükme esas almaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 110.000,00 -TL değer kaybı, 127.752,13- TL hasar bedeli, 7.290,00 -TL araç mahrumiyet bedeli ve 224.626,18-TL munzam zarar bedeli tazminatı talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle değer kaybı ve hasar bedeli yönünden davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, araç mahrumiyet bedeli ve munzam zarar yönünden davalılar aleyhine açılan davanın dolaylı zarar niteliğinde olup sigorta şirketinden istenemeyeceği anlaşılmakla kısmen kabulüne dair karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının maddi tazminat talebinin değer kaybı ve hasar bedeli yönünden KABULÜ ile; meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep edebileceği 110.000,00 -TL değer kaybı ve 127.752,13 TL hasar bedeli tazminatı olmak üzere toplam 237.752,13 TL maddi tazminatının davalılar ... ve ...kaza tarihi olan 17/07/2023 tarihinden, ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 19/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile (120.000,00 TL ) sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 2- Davacının maddi tazminat talebinin araç mahrumiyet bedeli ve munzam zarar yönünden KISMEN KABULÜ ile; meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep edebileceği 7.290,00 -TL araç mahrumiyet bedeli ve 224.626,18 TL munzam zarar bedeli tazminatı olmak üzere toplam 231.916,18 TL maddi tazminatının davalılar ... ve ...kaza tarihi olan 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu maddi tazminat taleplerinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden reddine 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.240,85TL ilam harcından peşin alınan 4.060,39TL harcın 3.958,75 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.221,71TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 40.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.552,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 4.060,39 TL peşin harç, 3.958,75 TL tamamlama harç ücreti olmak üzere toplam 50.187,04TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/899, K. 2026/821, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-899-e-2026-821-k-cf69ac9f96cb