Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2211 E. 2026/11532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2211
Karar No
2026/11532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2300 Esas, 2025/1706 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülnar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/949 Esas, 2024/484 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Gülnar ilçesi, ... Mahallesi 517 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkeme kararına uygulanan faiz hükmü yönünden istinaf taleplerinin bulunduğunu, ayrıca kararın tescil yönünden kesin olarak verilmesi gerektiğini, belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bedel yönünden kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda %0,786 oranında değer kaybı gösterilmesinin hatalı olduğunu, acele el koyma dosyası ve kıymet takdir raporu ile arasındaki çelişkinin giderilmemiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın zeytin ve kayısı bahçesi olarak kullanılmakta olduğunu, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın % 15'i zeytin vasfında, kalan % 85'i sulu tarım arazisi vasfından değerlendirilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlara ilişkin parsellerin bedel hesaplamasında metrekare birim fiyatının çok düşük belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 3'ü geçmemesi gerektiğini, % 200-300 objektif değer artışının uygulanması gerekirken herhangi bir objektif değer artışının uygulanmadığını, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin 2022 yılı verilerini dikkate alınarak rapor düzenlendiğini, 2023 yılı verileri doğrultusunda rapor düzenlenmesi gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olmasının mümkün olmadığını, değer kaybı oranının da hatalı olduğunu, hükümde faiz hesaplaması yönünden de hatalar bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu erik bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra kalan ve depo edilen fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesinin doğru olduğu; ancak dava irtifak kamulaştırması olduğu halde hükümde dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tescili yerinde olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen yön düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Buna karşın, Dairemiz yerleşik uygulamasına göre arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde üretim masraflarının ekonomik tarım yapmaya engel olacak kadar yüksek alınması doğru olmayıp, masrafın brüt gelirinin 1/2'sinden fazla olmaması gerektiği hususu gözönünde tutularak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2211, K. 2026/11532, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2211-e-2026-11532-k-07e5730d5f7f