Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2143 E. 2026/11681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2143
- Karar No
- 2026/11681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3862 Esas, 2025/544 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/241 Esas, 2025/154 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, Milas ilçesi, ... köyü 381, 547, 379, Koru köyü 628, 630, 624, 634, 636, 369, 640, 699, 641, 6 42... parsel sayılı taşınmazların Abdülazizağa Vakfına ait olduğunu, bu taşınmazlara davalının kamulaştırma yapmadan kanal geçirmek suretiyle haksız el attığını belirterek, taşınmaz bedeli ile geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kaldırma kararı sonrası artan kısım için eldeki ek davayı açtıklarını, belirlenen bedelin bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faizinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen taşınmaz bedeli ve ecrimisil bedelinin günün şartlarına ve objektif kriterlere uygun olmayıp bilirkişilerce belirlenen bedelin hakkaniyete aykırı olduğunu, raporların karar vermeye elverişli olmadığını, Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulaması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu dosyanın kök asıl dosyasının 2004 yılında Milas 1. Asliye Hukuk mahkemesi 2004/401 Esas sayısı ile kamulaştırmasız el atma davası olarak açıldığını, bu dava çeşitli ayırma birleştirme bozulma safahatlarına tabi kaldığını, dosyanın geldiği son safahatta 2021/235 Esas sayılı dosya bozularak en son 2023/427 Esas sırasına kaydedildiğini, kök dosya olan en son numarası 2023/427 Esas sayılı dosyanın davacı tarafından 2021/235 Esasta iken 11.12.2018 tarihinde ıslah edildiğini; ancak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığından ek dava hakkının açıkça doğamayacağını, bu davanın kökünün 2004/401 Esas olup; dava açılırken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlükte olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayanın, ıslah hakkının bulunmadığını, dolayısıyla ıslah hakkı olmayan yanın davasında; kanun değişince uyarlama adı altında bu şekilde hem ıslah hem de ek dava ... verilemeyeceğini, hem ıslah hem de ek dava ne kanunda ne de Yargıtay Genel Kurul kararlarında yer alan bir hak olmayıp bu dosyada uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, hukuken aslen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu zamanında talep edilmemiş ıslah hakkıyla da davanın ek ve defaten ıslah hakkı doğuracak konumda olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi her ne kadar iş bu dosyayı yeni yasadaki belirsiz alacak yada kısmi davaya uyarladığını düşünmüş ise de bunun açık hukuki hata olduğunu, “Kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın el atma günündeki niteliğine göre dava tarihindeki değerinin biçilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların el atma tarihinde bataklık vasfı dolayısıyla bitkisel üretim yapılamayacağı realitesi doğrultusunda tarımsal net gelir üzerinden değerleme yapılamayacağını, taşınmazın vasfı nedeniyle piyasa değerinin olmayacağının göz ardı edildiğini, dolayısıyla taşınmazın kiralanmasının mümkün olmaması nedeniyle ecrimisil bedeli belirlemenin hatalı olduğunu, davanın ilk açılış tarihinin 2004 yılı olması sebebiyle tarım verilerinin 2004 yılı esas alınarak hesaplanacağını, karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, taşınmazın gerçek vasıf ve sınıfına uygun bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artış yönteminin yasaya aykırı olduğunu, vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, ilgili kanun maddesi gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazların el atma tarihinde arazi niteliğinde olduğu, mahallinde taşınmazın niteliğine uygun olarak kurulan bilirkişi heyeti ile yapılan keşifte taşınmazların mevcut kuyular ile tam yıl sulandığı tespit edildiğinden sulu tarım arazisi olarak belirlendiği, Milas İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce dava tarihi olan 2004 yılına ilişkin olarak münavebe planının sulu arazide buğday+pamuk olarak bildirildiğinden bu ürünlerin 2004 yılına ait verileri esas alınarak birim değerin bulunduğu, sulu niteliği nedeniyle kapitalizasyon faizinin Yargıtay'ın son içtihatları dikkate alınarak %4 alınmasının uygun olduğu ancak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda buğday için cetvelde yer alan üretim gideri makul olduğu halde üretim giderinin brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasının doğru olmadığı belirtilerek dosyada mevcut verilere göre hesaplama yapılabilir olduğundan, dosyanın geçirdiği safahat ve usul ekonomisi dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor alınması için yeniden kaldırma kararı verilmeyerek hesaplama resen daire tarafından yapılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin belirlenmesini ve ecrimisilin istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Kamulaştırmasız el atma nedeni ile hükmedilen tazminat bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
A.I (1) bendinde yer alan "876.086.60 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının" ibaresinden sonra gelmek üzere "dava tarihi olan 11.06.2004 tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.II (1) bendinde yer alan "1.967.686.40 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının " ibaresinden sonra gelmek üzere" dava tarihi tarihi olan 17.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile", cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.