Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/11600 E. 2026/11695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/11600
Karar No
2026/11695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2026/397 Esas, 2026/821 Karar KARAR: Direnme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, Gelibolu ilçesi, ... Mahallesi 1404 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, bedelin düşük tespit edildiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, imar planında sanayi alanında kaldığını, taşınmazın kıymetini etkileyebilecek tüm nitelikleri ve imar durumu dikkate alınarak hazırlanacak bilirkişi kurulu raporu ile kamulaştırılacak alanın gerçek değerinin belirlenmesi ve gerçek karşılık ilkesine göre belirlenen bu bedelin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ve 2023/32 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ve 2024/1058 Esas, 2025/957 Karar sayılı kararı ile dava tarihinin 2019 yılı olması, davacı idarenin süresinde kamulaştırma bedelini depo etmemesi ve Dairelerince verilen kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında davalı tarafça, dava tarihi olan 2019 yılı verilerine göre yapılan değerlendirme ile belirlenen kamulaştırma bedelinin kabul edilmediğinin ifade edilmesi karşısında, bu süreçte yüksek enflasyon sebebiyle paranın alım gücünün erimesi ve yasal faizin bu parasal erimeyi gideremeyecek derecede az olması, açıkça Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirlenen "gerçek karşılığın" olamayacağı ve dolayısıyla mülkiyet hakkının özünü yok edici olması sebebiyle Anayasa'nın 36 ve AİHS ek protokol Ek 1 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına da aykırı olduğu gözetilerek, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli kararından sonra 17.12.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli kaldırma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, yargılama aşamalarında ve istinaf başvuru dilekçesinde davalı vekilinin davanın reddedilmesine dair beyanının olmadığı, kamulaştırma bedelinin düşük olduğuna dair itirazının bulunduğu anlaşıldığından usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya karşı direnme kararı karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf istinaf başvurusunda davanın reddi talebi olmamasına rağmen bu yönde hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dairemizce 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının işin esasına girilmesinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece yasal süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirilmiş olduğu; ancak kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davalının bedeli kabul etmediğine dair beyanları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/11600, K. 2026/11695, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-11600-e-2026-11695-k-93411c07dd75