Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/5116 E. 2026/3879 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5116
Karar No
2026/3879
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin birkısım borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından, kredi sözleşmesi, finansal kredi yapılandırma sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçluların takibe itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurarak borçluların itirazının kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile borçluların itirazının kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına, yasal şartları oluşmadığından tazminat hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı borçlular ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı birkısım borçluların aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine ... ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde, uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa

Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK'nun 21.01.2004 gün ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararları). Bu sayılanların dışında, ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü – C. V, 6, b İstanbul 2001, s. 4738 vd). Öte yandan, maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder ( Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Doruk Yayınları, 1. Baskı, 1976, s. 208). Burada belirtilen maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır. “Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması da usulü müktesep hak teşkil etmez” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1972 gün ve E:1968/1-277, K:176; 01.03.1995 gün ve E:1995/7-641, K:117; 23.01.2002 gün ve E:2001/1-1010, K:2002/1; 12.07.2006 gün ve E:2006/4-519, K:527; 04.11.2009 gün ve E:2009/13-370, K:2009/480 sayılı kararları, Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul 2001, Cilt 5, sayfa 4771 vd.). Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu'nun 24/05/2017 tarih ve 2017/2-1607 Esas, 2017/968 Karar sayılı kararı). Somut olayda, hükme esas alınan raporda fazla ödeme ilk tarihi olan 28.10.2010 itibariyle yapılan hesaplamada fazla ödeme miktarı 1.532.529,15 TL tespit edilmesine rağmen davadışı müşterek müteselsil kefil müteveffa .. tarafından açılan ve davacı yönünden itfa nedeniyle takibin iptaline dair Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15.10.2014 T. ve 2013/353 E., 2014/479 K. sayılı Dairemizce onanarak kesinleşen ilamına dayanak bilirkişi raporunda fazla ödeme miktarının 1.030.053,56 TL hesaplandığı ve karara karşı yalnız alacaklı temyiz yoluna başvurduğundan bahisle aleyhe bozma yasağı gerekçesiyle fazla ödeme miktarı 1.030.053,56 TL kabul edilerek hesaplama yapılmışsa da maddi hata usuli kazanılmış hak teşkil etmez. O halde, mahkemece belirtilen 1.532.529,15 TL ödeme dikkate alınarak ek rapor alınmak suretiyle hesaplama yaptırılması gerekirken, 22.03.2024 tarihli kök ve 10.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen hesaplama kısmı esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir. 3- Borçlu ... mirasçıları mirası reddetmiş ve red kararı da kesinleşmekle, yerel mahkemece gerekçeli kararda isabetli olarak taraf sıfatından çıkarılmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında taraf olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata nev'inden olduğu değerlendirilmiştir.

SONUÇ : Birkısım borçlular ..., ...'ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2025 T. ve 2025/72 E., 2025/724 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17/10/2024 T. ve 2022/1066 E., 2024/926 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/5116, K. 2026/3879, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-5116-e-2026-3879-k-8ef6c67596ab