Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/205 E. 2026/10243 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/205
- Karar No
- 2026/10243
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/753 Esas, 2025/1394 Karar KARAR : Usulden ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/250 Esas, 2023/365 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil talebine ilişkin davalı idarenin istinaf dilekçesinin usulden reddine, tazminat talebine ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin 29.09.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,01 TL’nin altında kalmaktadır.
Hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekillerinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Antalya ili, ..., ... 727 ada, 3 parselde futbol sahası, 2050 ada, 2 parselde anfi tiyatro, 43 ada, 151 parselde yol, ... Mahallesi 576 ada, 5 parselde düğün salonu yapmak suretiyle taşınmazlara elatıldığını, bu durumun kalıcı nitelikle olduğunu, buna ilişkin müvekkiline kamulaştırma bedeli ödenmediğini, müvekkilinin taşınmazdan fiilen ve hukuken faydalanması mümkün olmadığından müvekkilinin taşınmazlarına kamulaştırma yapılmadan el atıldığı için fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutar şimdilik her bir taşınmaz için 1.000,00 TL 'den toplam 4.000,00 TL kamulaştırmasız el atma taminatı ile birleştirilen dosyada 6.000TL tazminat ile beş yıllık ecrimisil tutarı 2.000TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının her bir taşınmaz için ayrı ayrı dava açması gerektiğinden davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, öncelikle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedeli ve ecrimisilin oldukça düşük ve hatalı yöntemle belirlendiğini, raporların karara esas alınamayacağını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, takyidatların bedele yansıtılması gerektiğini, hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalıdan tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ancak davaya konu ... 20 50... parsel sayılı taşınmazın metrekare birim fiyatını belirlenirken düzenleme ortaklık payı oranı %34 olması gerektiği halde %33 olarak kabul edilerek hesaplama yapılarak düşük bedel belirlenmesi doğru görülmediğinden yeniden resen hesaplama yapılarak ve taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile nispi karar harcı yerine maktu harca hükmolunması doğru görülmediğinden istinaf başvurularının kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ve davalı idare vekilleri temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, dava konusu taşınmazın tapu kaydında hisse hatası olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve belirlenen bedelin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kamulaştırmasız el atılan bölümdeki davacı payının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR A.Birleştirilen Davada Davacı ve Davalı İdare Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Birleştirilen dosya davacısı ve davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Birleştirilen Davada Davacı ve Davalı İdare Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Birleştirilen dosya davacısı ve davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, birleştirilen davada davacıya aşağıda yazılı kalan harcın istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.