Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/209 E. 2026/10244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/209
- Karar No
- 2026/10244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1379 Esas, 2025/1350 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/387 Esas, 2023/963 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi, 18 08... parsel sayılı taşınmazda davacıların hisselerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının sağlık tesisi alanı olarak planlandığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Sağlık Tesisi Alanında kalmakta olduğunu, bu nedenle sorumluluğun Sağlık Bakanlığında olduğunu, bu nedenle öncelikle husumet ve görev yokluğundan davanın reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ıslahla talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sağlık tesisi alanı olarak ayrılaması nedeniyle husumetin Sağlık Bakanlığa yöneltilerek tazminattan bu kurumun sorumlu olması gerektiği hâlde, davalı ... Başkanlığının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, mahkemece hükmedilen bedele uygulanacak faizin ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, idarenin ödemesi gereken vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmış haliyle hesaplanması gerektiğini, taşınmaz bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Sağlık alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı; ancak davaya konu taşınmaz ... Plan ve Proje Müdürlüğünün yazısına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde olup, sağlık tesis alanı olarak ayrıldığı, imar planının Alanya Belediye Meclisinin 23.12.1999 tarihli kararı ile onaylandığından taşınmazın imar planındaki özgüleme amacı gözetildiğinde davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile tazminatın davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi ve hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atma olmadığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın idarî işlemi tesis eden veya tesise yetkili merciler aleyhine açılabileceğini, belediye sınırları içinde kalan yerlerin 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ilgili belediyece yapılacağı veya yaptırılacağını, müvekkilinin imar planını hazırlama yetkisi bulunmadığını, kanun gereğince imar planlarının yapılması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini, ancak bu konuda müvekkilinin görüşünün alınmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın sağlık alanı olması yönünde bir talebinin de olmadığını, husumetin imar planlarında sağlık alanına ayırma işlemini tesis eden Alanya Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ıslahla talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaza ... alan olarak el atıldığından bedelin davalı idareden tahsilinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.