Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9343 E. 2026/3417 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9343
Karar No
2026/3417
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/222 Esas, 2025/746 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/122 Esas, 2023/314 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesine göre; taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın ve yoksun kalınan kar bedelinin tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin mülkiyetinde bulunan ... ili, ... ilçesi, ... mevki 11 30... parsel sayılı taşınmazın, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından kesinleşen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/338 Esas, 1990/765 Karar sayılı kararı ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma kararından sonra arazi üzerinde bulunan 5 katlı binanın davalı tarafından yıkıldığını, kamulaştırma ile yapılan yıkımdan sonra aradan geçen yıllarda hiçbir işlem yapılmamış arazinin boş olarak bırakıldığını, ayrıca müvekkillerinin binasından başka hiç kimsenin binasında yıkım yapılmadığını, kamulaştırılma tarihinden itibaren işbu yerin mülkiyetinin ... Büyükşehir Belediyesine ait olup, ... Büyükşehir Belediyesinin işbu yeri kamulaştırma amacına uygun olarak kullanmadığını ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ve müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini eğer ki bu talebi kabul edilmezse terditli olarak karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri esas alınarak tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre iade talebinde bulunabilmek için kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde taşınmaz kamu amacına tahsis edilmezse hakkın doğumundan itibaren 1 yıl içinde dava açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, öncelikle davacının geri alım talebinin 23 üncü madde karşısında dinlenme kabiliyetinin bulunmadığını, uğranılan bir zarar ya da yoksun kalınan bir hakkın olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplu kamulaştırma yapıldığını ve idarenin de kabulünde olduğu üzere kamulaştırmanın tamamlandığını, içtihatlar gereği toplu kamulaştırmalarda en son taşınmazın kamulaştırılmasından sonra dava açma süresinin işlemeye başlayacağını, idarenin kamulaştırma amacına fiilen uygun hareket ettiğini ispatlayamadığını, taşınmazın 33 yıl boş arazi olarak bırakılmasının mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, Anayasa Mahkemesinin bu konularda ihlal kararı verdiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idare tarafından 29.05.2023 tarihli cevabi yazı ile dava konusu taşınmazın Perşembe Pazarı Projesi kapsamında kamulaştırıldığını ancak proje kapsamında kalan taşınmazların tamamının kamulaştırma çalışmalarının tamamlanamadığının bildirildiği, dolayısıyla toplu kamulaştırma işleminin tamamlanamadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesine göre; taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın ve yoksun kalınan kar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek ilgili maddenin diğer düzenlemelerinin buna göre uygulanacağının belirtildiği, aynı amaç doğrultusunda kamulaştırılan taşınmazların bir kısmında kamulaştırma amacına uygun tesis veya işlem yapılması durumunda 23 üncü madde doğrultusunda davacıların geri isteme hakkının doğmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9343, K. 2026/3417, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9343-e-2026-3417-k-1dbfca257d88