Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10799 E. 2026/3422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10799
Karar No
2026/3422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1084 Esas, 2025/1066 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/81 Esas, 2024/63 Karar

Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ile davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacılar ... vd. yönünden hüküm altına alınan bedeller, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin tüm davacılar yönünden, davalı ... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii (Eski 3 pafta 50 parsel ) 1 34... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulduğunu, bu durumun davacıların mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunun eksik, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın üzerindeki ağaçların hesaba katılmadığını, dava konusu taşınmazın emsal satışlara göre karşılaştırma tablosu hazırlanması ve burada emsal olabilecek bir taşınmaz belirlenip ona göre bir hesaplama yapılması gerekirken bunun eksik olduğunu, dava konusu taşınmazın konum itibarıyla son yıllarda Kocaeli ilinin en revaçta bulunan bölgesinde olduğunu ve etrafında yoğun bir yapılaşma söz konusu olduğunu, çevre illere ve şehir merkezine ulaşım imkanı bakımından oldukça iyi durumda olduğunu ve alım satım kabiliyeti bakımından güçlü olduğunu, ancak bilirkişilerce bu hususların göz ardı edilerek gerçek değerine oranla oldukça düşük bir değer artışı belirlendiğini, ayrıca itiraza konu bilirkişi raporunun üretim giderleri kısmında yapılan hesaplamaların, dava tarihi olan 2023 yılı tarımsal üretim gider ve gelir fiyatları üzerinden hesaplanması gerektiğini, mirasçılık belgesi doğrultusunda mirasçıları olan davacılar için ayrı ayrı payları oranında hesaplanma yapılması ve bu yönde rapor tanzim edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza konulan şehrin Orman İdaresine lehine bir şerh olduğunu ve doğabilecek her türlü hukuki sorumluluktan davalı ... Genel Müdürlüğünün mesul olduğunu, davanın Hazineye yöneltilmesinin kanuna aykırı olduğunu, Orman İdaresi tarafından şerhin 16.12.1996 tarihinde konulduğunu ve davacıların tazminat talebinin, bu tarihten 10 yıl geçtikten sonra 16.12.2006 tarihi itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın süresinde açılmadığından zaman aşımı nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan tazminat talep edilebilmesi için sözleşmeye aykırılık, haksız bir fiil yahut sebepsiz zenginleşme bulunması gerektiğini, dava konusu olayda ise bunların hiçbirinin söz konusu olmadığını, haksız fiil teşkil eden kamulaştırmasız el atma şartlarıın oluşmadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz halen davacı adına tapuya kayıtlı olduğundan davada zamanaşımının söz konusu olmadığı, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre belirlenen bedelin tespitinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Davacılar ... vd. Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacılar Vekilinin Tüm, Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ... Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10799, K. 2026/3422, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10799-e-2026-3422-k-df2723ee828d