Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9256 E. 2026/3203 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9256
Karar No
2026/3203
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın İadesi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1091 Esas, 2025/1563 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/263 Esas, 2024/592 Karar

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalısı olduğu ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli ve 2013/175 Esas, 2014/589 Karar sayılı kararının denetimden geçerek en son Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 24.01.2022 tarihli ve 2021/10060 Esas, 2022/670 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğini, işbu kesinleşmiş davada dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun ileri sürüldüğünü, ilgili kurumlardan istenen imar durumu belgelerinde ısrarla dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar ve 1/5000 ölçekli Nazim İmar Planlarının bulunmadığı sadece 1/25.000 ölçekli planının bulunduğunun belirtildiğini, bu yazı cevapları nedeniyle dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 784 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında kabul edildiğini, kıymet taktirinin de tarla vasfına göre yapıldığını ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, daha sonra kesinleşen dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın 1/10 00... /5000 ölçekli planlar dahilinde olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1265 Esas, 2023/437 Karar sayılı içtihatı da dikkate alınarak, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli ve 2013/175 Esas, 2014/589 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan haksız davayı kabul etmediklerini, dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiğini, karşı tarafın talebi için kanunda yer alan dayanak bir madde bulunmadığını, yargılamanın yenilenmesi sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmış bulunup; aleyhe talebin reddi gerektiğini, bu nedenlerle hukuka aykırı açılan davanın reddini, tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2019 yılı itibarıyla 1/10 00... /5000'lik plan kapsamında kalıp kalmadığı sorulmuşsa da belediye tarafından hatalı olarak ilgili 1/10 00... /5000'lik planlarının bulunmadığı söylenmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddedildiğini, belediyenin cevabının hatalı olduğunu, yakın konumda bulunan taşınmazların arsa vasfı ile değerlendirildiği dosyaların Yargıtay tarafından onandığını, emsal kararların sunulduğunu, Anayasa Mahkemesinin 2019/29813 sayılı bireysel başvurusunda vermiş olduğu hak ihlali kararında kamulaştırılan taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiği ve daha önce yapılan yargılamanın usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığının da tartışılması gerektiğini belirttiğini, yeniden yargılama talep edilen davada, davacı kurum tarafından uygulama imar planlarının yapılmış ve elinde olmasına rağmen dava dilekçesinin ekinde işbu planlarının da sunulması gerekirken sırf gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmemesi için bu belgelerin sunulmadığını, yerel mahkemenin ve Yargıtay'ın hatalı kamulaştırma bedeli tespit etmesine neden olunduğunu, önceki yargılamanın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhe açılan davada, yargılamanın yenilenmesi şartlarının kanunda tahdidi olarak sayılmış olması ve somut olayda iş bu sebeplerden hiçbirinin mevcut olmaması sebebi ile İlk Derece Mahkemesinin verdiği ret kararının doğru olduğunu; ancak tarafları lehine eksik vekâlet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, tam maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada, kesinleşmeden sonra elde edilen yeni bir belgenin ortaya çıkmasının söz konusu olmadığı, zira dosya arasında mevcut, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası incelendiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı vekilince eldeki davaya konu olan hususun tartışıldığı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı vekilince sonradan elde edilmiş bir delil de olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, ancak davalı idare için takdir edilen vekâlet ücretinin yerinde olmadığı tam maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen bedel tespit ve tescil davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği dikkate alındığında koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9256, K. 2026/3203, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9256-e-2026-3203-k-f70ee6990cb6