Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/4856 E. 2026/5049 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4856
- Karar No
- 2026/5049
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/5303 E- 2026/242 K
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılamanın yenilenmesi istenilmiş, İlk Derece Mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünü değiştirip düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle talebin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairenin 25.12.2024 tarihli ve 2022/494 Esas, 2024/13709 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; I. DAVA Davacılar (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekili dava dilekçesinde; davanın dayanağı olan tasarrufun iptali davasında; davacı ... tarafından, davaya konu edilen ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1176 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...’a yapılan tapu devir işlemlerine yönelik tasarrufların iptaline, vergi borçlusu şirketin vergi borçlarını işleyecek tüm gecikme zammını masrafları ile birlikte tahsili yönünde davacıya ... hissesi oranında haciz ve satış yetkisi verilmesine, taşınmazlar üzerine konan tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği, kararın 04.05.2017 tarihinde kesinleştiği, bu arada müvekkilleri tarafından davaya konu olan ... İli ... İlçesi ... Köyü 1176 parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının iptali ile adlarına tescil edilmesi için dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda 23.02.20 17... /206E. 2017/75K. sayılı ilam ile ... İli ... İlçesi ... Köyü 1176 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın 1/2 ‘şer hisseli olarak ... ve ... adına tesciline karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 08.07.20 20... /3562E. 2020/3582K. sayılı kararı ile onandığı, kararın 09.09.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ilam gereğince tescil işlemi için ... Tapu Müdürlüğü’ne başvurulduğunda taşınmaz kaydında tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararı olduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması için verilen dilekçe üzerine UYAP sisteminde Sayın Mahkemeniz esasındaki dosyaya 05.10.2020 tarihinde vekil sıfatıyla kaydımız yapıldığında mahkemece verilen karar hakkında bilgi sahibi olduklarını, aynı taşınmaz yönünden her iki mahkemece verilmiş iki ayrı kesinleşmiş karar bulunduğu, taraflarından ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın başlangıcında davaya konu taşınmazın tapu kaydına Sayın Mahkemece 07.09.20 06... yevmiye numaralı şerh ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/297E. sayılı dosyası ile mülkiyetin ihtilaflı olduğu kaydı bulunduğu, mülkiyet ihtilafı Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 2016/206E. 2017/75K. sayılı kararı ile karara bağlandığı, davaya konu taşınmazın tapu kaydındaki 07.09.2006 tarihinde konulan şerh ile davaya konu taşınmazın mülkiyeti konusunda ihtilaf bulunduğu, bu hususun mahkemedeki davada göz önüne alınarak Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 2016/206E. 2017/75K. (Eski Dosya No: ... Asliye Hukuk 2006/297E.) sayılı dosyanın sonucu beklenmesi gerektiği halde davanın kabulüne karar verilmesinin müvekkili ile ilgisi olmayan davalılara ait borç nedeniyle taşınmazın cebri icra yoluyla satışına karar verilmesi müvekkillerinin mağduriyetine neden olduğu, mahkemece konan ihtiyati tedbir kararı kaldırılmadığı için müvekkilleri adına tescil işleminin de yapılamadığını, mahkemece davaya konu edilen alacağın müvekkilleri ile ilgisi olmayan bir borç olduğunu, davalıların borcu nedeniyle müvekkillerine ait taşınmazın cebri icra yoluyla satılması hukuka aykırılık teşkil edeceğını, mahkemece verilen karara göre de karar kesinleşmiş olmakla ihtiyati tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, mevcut durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, akaryakıt istasyonu olan işyerinin müvekkillerinin mülkiyetinde olmasına rağmen kullanılamamasının da ayrı bir zarar oluşturduğunu, sonuç olarak HMK 3 75... . maddeleri ile ilgili yasal düzenlemeler karşısında yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüyle mahkemede açılan davanın taşınmazın borçlulara ait olmaması nedeniyle reddine karar verilmesine, Mahkemenin 2010/252E. 2015/680K. sayılı dosyası ile yapılan yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüne, mahkemede görülen davada müvekkillerinin davaya konu borçtan sorumlu olmadıkları ve davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine ait olduğu dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların 3.kişi konumunda olduklarından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/518 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararıyla; yargılamanın iadesi talebinin kabulüne tasarrufun iptali kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/2019 Esas, 2021/2183 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendi uyarınca yeniden oluşturulması suretiyle yargılamanın iadesi talebinin kabulüne ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/252 Esas, 2015/680 Karar sayılı hükmünün, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1176 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline; iptal hükmünün ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/252 Esas, 2015/680 Karar sayılı hükme şerh verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.12.2024 tarihli ve 2022/494 Esas, 2024/13709 Karar sayılı ilamı ile; "..HMK 375 e göre yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup HMK madde 375/g bendi "Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması," ğ bendi "Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" ı bendi ise "bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" HMK 376.maddesi "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeni ile hükmün iptalini isteyebilirler" hükmüne haizdir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulü yönünde karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Somut olayda; Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ 26... /75 Karar sayılı dosyasının incelemesinde davacılarının ... ve ..., davalılarının ... ve ... oldukları, dava türünün tapu iptal ve tescil davası olduğu, yapılan yargılama neticesinde 23.07.2017 de davanın kabulü ile; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile, davacılar adına 1/2 şer hisseli olarak tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 70.000,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davalı ...'a ödenmesine şeklinde karar karar verildiği, kararın 09.09.2020 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/252 E. - 2015/680 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde 02.07.2010 tarihinde açılmış tasarrufun iptali davası olduğu, davacının ..., davalıların ise ..., ... ve ... Ürünleri İnşaat Turizm Akaryakıt ve Nakliye San ve Tic. Ltd. Şti oldukları, 15.09.2015 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, 04.05.2017 tarihinde Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği görülmüştür. Yargılamanın yenilenmesi davasına konu edilen davalardan birinin ayni nitelikte tapu iptal ve tescil davası, diğerinin ise şahsi nitelikte tasarrufun iptali davası olduğu, iki davanın yargılama usullerinin, taraflarının ve konusunun da farklı olduğu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin HMK madde 375 de tahdidi olarak sayılan hiçbir durumun somut olayda gerçekleşmediği gibi HMK madde 376 da bahsi geçen hile olgusunun da (yargılamanın yenilenmesini isteyenlerin, tasarrufun iptali davasının davacı ... davalıların aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yaptıklarını) kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen HMK 375-376. maddelerin yorum ile genişletilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır..." gerekçesi ile bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kanunda tahdidi olduğunu, yorum ile genişletilemeyeceğini, zararını davalı borçlu ve davalı 3. kişiden talep edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. B. Gerekçe Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 maddesinin birinci fıkrası ve 373 maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yargılamanın yenilenmesi davasına konu edilen davalardan birinin ayni nitelikte tapu iptal ve tescil davası, diğerinin ise şahsi nitelikte tasarrufun iptali davası olduğu, iki davanın yargılama usullerinin, taraflarının ve konusunun da farklı olduğu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin HMK madde 375 de tahdidi olarak sayılan hiçbir durumun somut olayda gerçekleşmediği gibi HMK madde 376 da bahsi geçen hile olgusunun da (yargılamanın yenilenmesini isteyenlerin, tasarrufun iptali davasının davacı ... davalıların aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yaptıklarını) kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle, sayın çoğunluğun onama yönünde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyorum.