Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9160 E. 2026/3477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9160
- Karar No
- 2026/3477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2816 Esas, 2025/1020 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/405 Esas, 2022/151 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 348 parsel sayılı taşınmazın 2090 m²lik kısmı için 2942 Sayılı Kanun'un 27nci maddesince acele el koyma kararı verildiğini, mahkemece hükmolunan bedelin hak sahipleri adına ... ... Şubesine yatırıldığını, hak sahipleri tarafından bedel arttırım davası açılmadığını, kamulaştırmanın kesinleştiğini, ancak davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya konu alanlarda alan düzeltmesi yapılmaması gerektiğini, yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda eski 348 parseldeki tescil edilecek alan hesaplanırken kök parselde meydana gelen alan düzeltmelerinin kamulaştırma alanlarına da yansıtıldığı tespit edilmiş olup bu hesaplama şeklinin kamu zararına sebebiyet verdiğini, taşınmazların kamulaştırıldığı tarihte taşınmaz maliklerine kamulaştırma miktarı üzerinden bedel ödemesi yapılmış olup kurumlarınca kamulaştırılacak alanların bedeli ödenen alan kadar olması gerektiğini, burada yalnız 1056 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasıyla oluşması sırasında yapılan düzenleme ortaklık payı kadarlık bir kesinti yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonrası 1056 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan hissesinin kurumları adına tescil edilmesi gerektiğini, kamulaştırması yapılan parsellerin imar uygulaması dışında kalan kısımlarının vatandaşlar adına, 1056 parsel içinde kalan kısmına isabet eden hisselerin ise kurumları adına tescili gerektiğini, bilirkişi raporunda 1056 parselin imar uygulaması dışında kalan kısmına kurumlarının, 1056 parsel içinde kalan hisselere de davalının ortak edildiğini, bu şekilde çıkacak bir kararın tescili sonrası 1056 parsel sayılı taşınmazdaki vatandaş hisseleri ile dışarıda kalan kuruma ait hisselerin trampa edilmesi durumunun hasıl olacağını, bu durum ise gerek uygulamada gerekse süreçte sorunlara yol açacağını, eldeki davanın 1056 parseldeki daha evvel kamulaştırılmış ancak hala tapuda davalı vatandaşlar üzerine kayıtlı olan hisselerin müvekkili idare adına tesciline ilişkin olduğunu, bilirkişi raporuna bu hususta yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının maliki olduğu dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain 2.090,00 m² yüzölçümlü (yüzölçümü düzeltmesi ile 2.126,90 m² oldu) 348 parsel sayılı taşınmazın tamamının ... Santral Sahası kapsamında kalması sebebiyle TEK Yönetim Kurulunca alınan 23.06.1988 tarihli 21-366 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırılmasına karar verildiği, davaya konu taşınmaz için TEK idaresi tarafından davalı tapu malikine karşı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/474 Esas sayılı dosyası ile 2942 sayılı Kanun'un 27nci maddesi uyarınca acele el koyma bedelinin tespiti istemli dava açıldığı, işbu dosyada tespit edilen acele el koyma bedelinin hak sahibi adına dava konusu taşınmazla birlikte kamulaştırılan tüm taşınmazların kamulaştırma bedelinin toplu olarak 05.08.1988 tarihinde ... ... şubesine kayıtsız şartsız bloke edildiği, kamulaştırma bedelinin ödenmesi için bankaya müzekkere yazıldığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin evrakın davalı tapu malikine tebliği için ... 1. Noterliğinin 01.09.1988 tarihli 9154 yevmiye sayılı işlemle çıkartılan noter tebligatının 05.09.1988 tarihinde bizzat davalıya tebliğ edildiği, tapu maliki olan davalı kamulaştırma işlemine karşı tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde düzenlenen dava açma hakkını kullanmadığından kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden kesinleştiği, ... Termik Santral Sahasında kalması sebebiyle tamamının kamulaştırılmasına karar verilen 2.090,00 m² yüzölçümlü dava konusu 348 parselin 2003 yılında yapılan alan düzeltmesi ile yüzölçümünün 2.126,90 m² olduğu, yine 2003 yılında taşınmazın 2.061,27 m²'sinin imar uygulamasına tabi tutulması sonucu 1056 parsel sayılı 944.770,72 m² yüzölçümlü taşınmazın oluştuğu, bu taşınmazda davalının 186407/94477027 payının bulunduğu, 348 parselin kalan 65,63 m²'si imar uygulaması dışında bırakılarak aynı parsel numarası ile ipka olduğu, taşınmazın imar uygulamasına giren kısmından düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra ... nolu imar parseline giden ve kamulaştırmaya konu edilen yere tekabül eden hissenin tespiti için ilk derece mahkemesince fen bilirkişisinden aldırılan 16.02.2022 tarihli rapora göre 1056 parselde davalı adına kayıtlı hissenin tamamının 348 nolu parselden geldiği, imar uygulamasına girmeyip 65,63 m² olarak kalan 348 parselin ifraz işlemi sonucu 11 38... parsellere ayrıldığı, 1138 parselin 36,90 m² yüzölçümü ile arsa vasfıyla davalı adına, 1139 parselin ise 28,73 m² yüzölçümü ile arsa vasfıyla davacı idare adına kayıtlı olduğu, buna göre 1056 parselde davalı adına kayıtlı 186407/94477027 hisse ile 1138 parselin davacı idare adına tescil edilmesi gerektiği, kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden kesinleştiği gözetilerek, daha önce idarece tamamı kamulaştırılan davaya konu 348 parselin 2003 yılında kısmen imar uygulamasına tabi tutulması sebebiyle söz konusu taşınmazın imar uygulamasına giren kısmından düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 1056 parsele giden ve 16.02.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda kamulaştırılan parselden geldiği belirlenen hissenin ve 348 parselin imar uygulaması dışında bırakılarak ifraz işlemi sonucu 36,90 m² yüzölçümü ile 1138 parsel olarak davalı adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.