Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7057 E. 2026/3474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7057
Karar No
2026/3474
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/155 Esas, 2025/606 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/61 Esas, 2023/494 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 26 12... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planında "Eğitim Alanı" olarak belirlenmesine karşın uzun yıllar kamulaştırılmayarak taşınmaza el atıldığını, belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazine adına kamu zararı oluşturulmaması için ... Belediyesi tarafından düzenleme ortaklık payı kesintisinin %45’e tamamlayan ilave kesinti yapıldıktan sonra kalan kısmın kamulaştırma bedelinin yüksekliği hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''eğitim alanında'' kaldığı, taşınmaza fiilen el atılmasa bile imar planında özgüleniş şekline göre davacının bu taşınmazı kullanım hakkının kısıtlandığı, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu, ayrıca taşınmazın imar planında eğitim alanında kalmakla birlikte bu yönde uzun yıllardır işlem yapılmadığı, idarenin bu uzun süreçte işlem yapmayarak sessiz kalmasının taşınmaza kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı tarafın adli yargıda fiili el atma nedeniyle taşınmazın tamamının bedelini talep edebileceği, dava konusu taşınmazın imar parseli niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile davacı lehine tazminata karar verildiği, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmanın Adli Yargının görevi içinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin taşınmazın bedelinin tazminat olarak taşınmazın eğitim alanında kalması nedeniyle sorumlu idarenin ... kabul edilmesinin yerinde olduğu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre dava tarihi itibarıyla belirlenen bedelin istinaf kanun yoluna sadece davalı idarenin başvurduğu da dikkate alındığında uygun olduğu, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca hükmedilmiş ise de maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu; ancak bu husus davalı tarafça istinaf sebebi ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği belirterek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7057, K. 2026/3474, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7057-e-2026-3474-k-64c51ad6b135