Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7484 E. 2026/2827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7484
- Karar No
- 2026/2827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1989/265 Esas, 1989/349 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davalılar mirasçıları ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1242 parsel sayılı taşınmazın davacı idare tarafından kamulaştırılmasına karar verildiğini, kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedelin ... Kızılay Şubesine yatırıldığını, tapuda devir işleminin yapılması için ilanen tebligat yapılmasına rağmen devrin yapılmadığını belirterek 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine dayanılarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar mirasçıları ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, davalılara usulüne uygun tebligat yapılmadan ve tapu maliklerine duruşmanın yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve mahkeme kararının tebliğ edilmediğini, tescil davasının 18.07.1989'da açıldığını, 24.10.1989 yılında karar verildiğini, çok kısa bir zamanda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, kaldı ki o tarihte davalıların murislerinin de vefat ettiğini, müvekkilleri açısından ise kararın kesinleşmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca tescil kararı verilebilmesi için, kamulaştırma işleminin mal sahibine usulüne uygun şekilde tebliğ sağlanıp, kamulaştırmanın adli ve idari yönden kesinleşmesi gerekir.
3. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1242 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bulunan malikler ile tebligat yapılan bir kısım şahıslar arasında hak sahipliği yönünden bağ kurulamadığı gibi bir kısım malikin soyadının ve baba adının bulunmadığı anlaşılmıştır.
4.Bu durumda Mahkemece, dava konusu taşınmazın tüm kamulaştırma evrakları davacı idareden, kamulaştırma tarihindeki tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden, getirtildikten sonra malik olarak görünen hissedarların kimlik bilgileri Tapu ve Nüfus Müdürlüklerinden istenilerek adı geçenlerin açık adresleri tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki kayıtlardan belirlenip kendilerine; şayet ölü oldukları tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi veya nüfus müdürlüğünden getirtilecek aile nüfus kayıt tabloları esas alınarak mirasçılarına 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebligat yapılarak 2942 sayılı Kanun'un 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten, soyadı veya baba adı bulunmayan paylarda hak sahibi olduğunu iddia edenlere tapu kaydında düzeltim yapmak ve tapu kayıt maliki ile arasındaki hukuki bağı ispat etmek üzere süre verildikten, nüfus kaydı ile mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği adı geçen davalılara mahallin en büyük Mal Memurunun kayyım tayini ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden ve taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
V. KARAR Bir kısım davalılar mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkemenin kararının bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.