Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7314 E. 2026/3412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7314
Karar No
2026/3412
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3015 Esas, 2025/59 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/139 Esas, 2023/610 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 58... parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olduğunu, taşınmazın Arsa (Sağlık Ocağı Alanı) olarak kamusal fonksiyona tahsis edildiğini, imar planlamasında kamusal fonksiyona tahsis edilen taşınmazın, idare tarafından 5 yıl içerisinde kamulaştırılması gerektiğini; ancak taşınmaz hakkında 10 yılı aşkın süredir hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, idarenin kamusal fonksiyona tahsis edilmiş taşınmazla ilgili kamulaştırma işlemlerini tamamlamaması, takas cihetine gitmeyerek pasif ve suskun kalması ve fiili bir işlem yapılmaması sebebiyle kamulaştırmasız hukuki el atma mevcut olduğunu, ilgili taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen taşınmaz bedelinin müvekkillerine dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz Bakanlıklarının talebi ya da uygun görüşü üzerine sağlık alanı olarak tahsis edilmemiş olup taşınmaza kısıtlılık işlemlerinin ... Belediyesi tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazın sağlık alanı olarak ayrıldığı hususunun Bakanlığa bildirilmediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde iddia edilen kısıtlamaların hangi tarihte ve hangi kurumlar lehine yapıldığına ilişkin ... Belediyesinden bilgi belge ve açıklama ile hangi tarihte Belediye Başkanlığının hangi kararı ile sağlık alanı olarak tahsis edildiğinin ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereğince idareler tarafından alınması gereken görüşün alınıp alınmadığı ve de idareye bu konuda bilgi verilip verilmediğinin resen araştırılması gerektiğini, 3194 sayılı Kanun'a sağlık bakanlığına bağlı tesis alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanması ilkesi benimsendiğini, idarelerinin hasım mevkisinden çıkarılmasına hukuki dayanaktan yoksun usul ve kanuna aykırı açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, Sağlık Bakanlığına bağlı tesis alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanması gerektiğini, imar planı yapılırken görüşlerinin alınmadığını, dava konusu taşınmaza ihtiyaçlarının bulunmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 58... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak planlı olduğu, taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde makul süre içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2024/204 Esas, 2024/10284 Karar sayılı kararı ve 04.12.2024 tarihli 2024/2031 Esas, 2024/9578 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere davalı idarenin dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza paydaş olduğu, bu durumda fiilen el atma ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, somut davamızda davalı idarenin tapunun 16.03.2022 tarihli ve 5923 yevmiye nolu uzlaşma tutanağı ile kamulaştırma işlemi yoluyla dava konusu taşınmazda paydaş haline geldiği, bu durumda dava konusu taşınmaza davalı idarenin fiilen kamulaştırmasız el attığının kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca davalı idareden tahsili ile dava konusu taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7314, K. 2026/3412, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7314-e-2026-3412-k-a39912a09f19