Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2141 E. 2026/12348 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2141
- Karar No
- 2026/12348
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/721 Esas, 2025/1824 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/565 Esas, 2024/479 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 23... parsel ( ... Mahallesi 1 45... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olmak üzere kullanım hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedeline hükmedilmesi ve kalan kısım için değer azalışına karar verilmesini talep etmiştir. 2. ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedeline hükmedilmesi ve kalan kısım için değer azalışna karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedeline hükmedilmesi ve kalan kısım için değer azalışna karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ve 2023/565 Esas, 2024/479 Karar sayılı kararı ile 07.01.2025 tarihli ek kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı ... lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yüksek belirlendiğini, her bir vekil lehine vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilip müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal seçiminin hatalı ve karşılatırmanın yetersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, müvekkillerinin ev yapamadıklarını, bedelin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür. 4. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın imar parseli, emsal taşınmazın kadastro parseli olması durumunda taşınmazın tespit edilen birim fiyatına belediyece o bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranında ilave yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, maktu vekâlet ücretinin hükmedilen bedeli geçemeyecek olması nedeniyle davalı ... lehine hükmedilen vekâlet ücreti miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın toplam değerinin 3.034.337,40 TL olarak belirlenmesine rağmen, infazda tereddüt yaratacak şekilde acele el koyma bedeli ve önceki kararla hükmedilen kamulaştırma bedelinin mahsubuyla bakiye bedelin hükümde gösterilmesi doğru görülmemiştir.
5. Dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (2) numaralı bendinde yer alan "421.572,15" sayısının çıkartılarak, yerine "3.034.337,40" sayısının yazılması, b)(3) numaralı bendinde yer alan "252.848,25" sayısının çıkartılarak, yerine "674.420,40" sayısının yazılması, c)(4) numaralı bendinde yer alan "252.848,25-TL fark bedelin 10/12/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda" ibaresinin çıkartılarak, yerine "674.420,40 TL fark bedelin 10.12.20 21... .05.2024 tarihli ek raporlarda" ibaresinin eklenmesi,
d) (10), (11), (12), (13), (14) ve (15) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak, yerine "Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin (Davalı ... yönünden 6.911,02 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine" cümlesinin yazılması ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.