Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6682 E. 2025/11681 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6682
- Karar No
- 2025/11681
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3617 Esas, 2025/367 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1091 Esas, 2022/1342 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının onaylı mimari projeye aykırı yapılaşmasının önlenmesine, villanın salon kısmının arkasına açılan pencerenin kapatılarak eski hale ve projesine uygun hale getirilmesine, bu işlemlerle ilgili oluşacak tüm masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi taşınmazın salon duvarına pencere açılarak mimari projeye aykırı davranıldığı hususunun gerçek olmadığını, davalıların maliki oldukları ve sitenin ortak yerleri arasında olmayan taşınmaz bağımsız bölümünün duvarına pencere açılmadığını, dava konusu tadilat işleminin aslında bağımsız bölüm duvarına pencereli kapı ekleme tadilatı şeklinde yapıldığını, haliyle ortada herhangi bir projeye aykırılığın söz konusu olmadığını, yapılan tadilat işleminin, diğer hiçbir site sakinin görebileceği konumda olmamakla beraber kimseyi rahatsız etmediğini ve hatta böyle bir tadilatın varlığından haberleri dahi olmadığını, sitede çoğu sakin kendi taşınmazlarına birçok kez ve farklı şekillerde olmak üzere tadilat yaptığını ve yapmakta olduğunu, .....sitesinin 2005 yılında yapıldığını, 2005 yılından bu yana değişen şartlar çerçevesinde mimari projede mevcut bazı hususların güncel yaşam şartlarına uymadığını ve bu sebeple sitede ikamet eden diğer sakinler tarafından da sık sık tadilatlar yapıldığını ve yapılan tadilatlar neticesinde güncel yaşam koşullarına uyum sağlanmaya çalışıldığının ortada olduğunu, 2005 yılında oluşturulan mimari projenin değişen günümüz şartlarında değişmesi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar gerek estetik gerekse de görsel olarak kabul edilemeyecek bir yapı ilavesi yapılmış olduğu iddia edilmişse de aslında mimari projede var olan ancak her bağımsız bölüm tipinde bulunmayan pencereli kapı ile birebir aynısını yaptırdığını, dolayısı ile mimari projedeki hali ile birebir aynısının yaptırılması estetik ve görsel olarak bütünlüğü bozmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması öncesi sunmuş olduğu mazeretin kabul edilmiş olmasına karşın yokluğunda yapılarak tahkikat aşamasına geçilmesinin hukuka, kanuna ve usule uygun olmadığını, davacı tarafın ikame etmiş olduğu iş bu davada herhangi bir projeye aykırılık söz konusu olmadığını, dava konusu tadilat işleminin, bağımsız bölüm duvarına yapıldığını, ortak alana girmeyen ve haliyle herhangi bir projeye aykırılık olmadığından iş bu kararın verilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu, davacının iş bu davayı açmaya yetkisi olmadığını, dava açma yetkisinin açıkça .... .... sitesinin müellifi yapımcısı olan .... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.'de olduğunu, yerel mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporlarının tamamıyla hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın birden fazla parsel üzerinde kurulup kurulmadığının tespitinin yapılmadığını, yerel mahkeme dosyasına bildirmiş olduğumuz tanıklarının dinlenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın niteliği itibariyle kat maliki veya kat malikleri kurulu tarafından izin verilen yönetici tarafından açılabileceği, davacının site yönetimi olduğu, 01.03.2020 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında dava açmak üzere izin verildiği , mahkemece, tapu kaydı, yönetim planı ve mimari proje getirtilerek, mahallinde uzman bilirkişilerin refakatiyle keşif icra edildiği, keşif neticesinde hazırlanarak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davalılara ait bağımsız bölümde davalılar tarafından yapılan projeye aykırılıkların neler olduğu ve nasıl ve kaç günde giderilebileceğinin belirtildiği, mahkemece, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği, kararın, infazında tereddüt hasıl olacak nitelikte bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Buna karşın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 2004 sayılı İİK'nun 30.maddesinin infazda nazara alınmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (1) numaralı bentlerde yer alan " 2004 sayılı İİK'nun 30.maddesinin infazda nazara alınmasına" kısmının hükümden çıkartılmak sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.