Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6028 E. 2025/11385 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6028
Karar No
2025/11385
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2944 Esas, 2025/158 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 7. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/221 Esas, 2021/361 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından taşınmazına tahsis edilen bahçe içerisine yönetim planına aykırı olarak şömine inşa ettirildiğini belirterek dava konusu yerin eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve kötü niyetli olarak davalının özel mülk alanı dahilinde bulunan bir alanda evine bitişik olarak ve gerek görüntü gerekse hukuki olarak aykırı bir durum oluşturmadan yapmış olduğu şöminenin kaldırılmasını talep ettiğini,şöminenin davalının evine bitişik olarak şık bir tasarım ile kendi özel mülküne yapıldığını, gerek 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa (634 sayılı Kanun) gerekse site yönetim planına aykırı bir durum söz konusu olmadığını,kaldı ki site içerisinde bir çok balkon, veranda, garaj kapama vs. işlemlerin başka site sakinleri tarafından yapıldığını ve site yönetimi tarafından bunlara karşı herhangi bir işlem yapılmadığını,davalı tarafından tarafından yapılan şöminenin hem bina-site yapısına uygun hem de sitede yaşayanları koku ve dumandan rahatsız etmeyecek biçimde tasarlandığını,davalının yönetim planının 20 nci maddesi gereği kendi mülkine tahsis edilen alanı kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmak için yetkisi olmadığını, kat malikleri kurulu tarafından davacı site yönetimine yetki verilmediğini,sunulan evrakta usulüne uygun olarak yetki verilmediği, usulüne uygun şekilde bir toplantı yapılmayıp ve yeter oy ile, davanın açılabilmesi için site yönetimine yetki verildiğine ilişkin hiçbir ibare bulunmadığını, pandemi nedeni ile davanın açıldığı tarihte toplantı yapılamadığını,davacının dava açıldığı anda dava açma yetkisinin olmadığını, dava açıldığı andaki yöneticinin kat maliki olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini,davalının yapmış olduğu şöminenin davalının evine bitişik olarak şık bir tasarım ile kendi özel mülküne yapıldığını, gerek 634 sayılı Kanununa gerekse site yönetim planına aykırı bir durum söz konusu olmadığını,kaldı ki site içerisinde bir çok balkon, veranda, garaj kapama vs. işlemlerin başka site sakinleri tarafından yapıldığını ve site yönetimi tarafından bunlara karşı herhangi bir işlem yapılmadığını,söz konusu şömineyi yaptırma amacının komşularını kötü kokudan ve dumandan rahatsız etmemek olduğunu ve siteye en uygun şömineyi tasarlayarak görüntü kirliliğini engellediğini, bilirkişi raporunda barbekünün kullanım halinde etrafa koku, is ve duman yayılımını engellediğini, baca marifetiyle atmosfere salındığı için diğer bahçelerde bulunan ayaklı veya tekerlekli mangallara göre daha iyi bir uygulama olduğunu, site yönetim planınca bu yönde bir karar alınarak çözümlenebileceğinin...'' belirtildiğini, davalının da mimar olup, davanın usulden aksi halde esastan reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıfatı yönünden yapılan incelemede, 25.07.2021 tarihli kat malikleri kurul kararının 13 üncü maddesinde dava açmak için yetki verildiği, bu yetkinin dava açtıktan sonra tamamlanabilir nitelikte olduğu, mahallinde yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporunda davalının yapmış olduğu barbekünün yönetim planı ve mimari projeye aykırı olarak yapıldığını tespit edildiği, eski hale getirmenin nasıl ve kaç günde giderileceğinin bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, diğer site sakinlerinin de aykırı eylemlerinin olmasının davalının eylemini meşru hale getirmeyeceği,davalının eylemini uygun hale getiren bağımsız bölüm maliklerinin beşte dört oy çokluğu ile alacakları karar olmadığından, inşaat bilirkişisinin temenni niteliğindeki görüşünün esasa etkili olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf nedeninin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkının aleyhine olduğu hususlar gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6028, K. 2025/11385, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6028-e-2025-11385-k-ebb2ded7bc31