Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1592 E. 2025/2284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1592
- Karar No
- 2025/2284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/178 E., 2024/221 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1089 parselin maliki olan davalı tarafından davacının maliki olduğu 1090 parsele tecavüzlü şekilde duvar yapıldığını ileri sürerek müdahalenin men'ine ve kâl'e karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiş, 13.01.2015 tarihli duruşmada, kendi parseline bina yaptırmadan önce ölçüm yaptırıldığını, yanlışlık yapılmış ise de bilerek yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.06.2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 02.06.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 05.10.2022 tarihli ilâmıyla; davacının mülkiyetinde olduğunu belirttiği 1090 numaralı parselin ... oğlu...adına kayıtlı olduğu, Mahkemece davacının taraf sıfatı belirlenmeden lehine hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bunun yanında davacının kayıt malikinin mirasçısının olduğunun belirlenmesi hâlinde kâl talebi de bulunduğundan kayıt malikinin diğer mirasçılarının da davaya muvafakatları sağlanarak taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiği, kabule göre de; kâl'ine karar verilen yer hakkında kâl hükmü kurulması ile yetinilmesi gerekirken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 30. maddesine aykırı olacak şekilde kâl masrafının da tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı ... tarafından taşınmazdaki hisselerin devir alındığını, güncel tapu kaydından da davacının tek maliki olduğunun belirlendiğini, 1089 parsel numaralı taşınmazdan krokide A harfi ile gösterilen 18.47 m²'lik tecavüzün olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle Bolu ili, Gerede ilçesi, Tatlar Köyü, 1090 parsel numaralı taşınmaza davalıya ait 1089 parsel numaralı taşınmazdan 18.47 m²'lik müdehalesinin men'ine, bu alan üzerindeki yapıların kâl'ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmı uyarınca taraf teşkili yönünden eksikliğin tamamlanması için davacıya 2 haftalık kesin süre verildiğini, bu süre içerisinde eksiklik tamamlanmamasına rağmen yargılamaya devam edildiğini, bu süre zarfında davacı tarafından tüm payların satın alındığını, Mahkemece usuli hatalar yapılarak karar verildiğini, raporun hatalı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesi uyarınca temliken tescil talepleri hakkında Mahkemece olumlu- olumsuz hüküm kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.