Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5635 E. 2026/290 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5635
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1542 Esas, 2024/2358 Karar KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/22 Esas, 2020/274 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin asıl dava ile 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca konulan şerhin terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Talepte bulunan Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından dava konusu taşınmazın özel orman olduğundan bahisle bu niteliği gözetilerek karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek müdahale talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ek kararı ile taleple bulunan vekilinin talebinin ancak hüküm verilinceye kadar yapılabileceğinden reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı .........ve ....... Tuğla San. Tic A.Ş ile asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. tarafından, ek karar asli müdahale talebinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. ve müdahale talebinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı .............. Tic A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı karşı davada davalı idare ve asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Asıl davada davalılar-karşı davada davacılar ... vd. vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalılar-karşı davada davacılar ... vd. vekilleri Avukat ... ve Avukat ............ gelmiş, davacı-karşı davalı idare, asıl davada davalı vekilleri duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil idare tarafından dava konusu Bursa ili, ..., ... 1015 parsel sayılı taşınmazın tamamının 25.02.2000 tarihli ve 2000/17 sayılı Kamu Yararı Kararı ile İstanbul-.........-İzmir Otoyolu Bursa Çevre Yolu yapımı amacıyla kamulaştırılmasına karar verildiğini, tapu maliki davalı ...'ın Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/932 Esas sayılı dosyasında, diğer malikler .........., ..., .... ve ... ile ...'ın ise Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/245 Esas sayılı dosyasında bedel artırım davası açtığını, her iki davanın da kısmen kabul edildiğini ve açılan davaların onanarak kesinleştiğini, kamulaştırma işlemi kesinleştiği hâlde, malikler tarafından tapuda ferağ verilmediğinden eldeki davanın açıldığını, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava konusu taşınmazda kamulaştırma kararını infaz edememesinin nedeninin; taşınmazın özel orman vasfı taşınması olduğunu, dava konusu taşınmazın Anayasa'nın 169 uncu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 52 nci maddesine tabi bir taşınmaz olduğunu, bu madde uyarınca500 hektardan daha küçük parça teşkil edecek şekilde ifraz edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza ilişkin iki ayrı Kadastro Mahkemesi kararı olduğunu, ifraz işlemlerinin iptali ile taşınmazın tek parça olarak adlarına tesciline karar verildiğini, kamulaştırmanın tapuda infaz edilememesi nedeniyle ödenen kamulaştırma bedelinin yasal faizi ile birlikte idareye geri ödeneceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, idare tarafından dava konusu taşınmazın tapu kaydına 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak şerh konulduğunu, müvekkillerinin mülkiyet haklarının engellendiğini, bu nedenle bu şerhin terkin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı ......... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 26.02.1329 tarihli ve 456 tapu sicili ile ilk tesis olarak tapuya tescil edildiğini, ilk tesis tarihinden sonra tapu kaydının çeşitli revizyonlar gördüğünü, taşınmazın bütününün değişik zamanlarda çeşitli yollarla ifraz edildiğini, dava konusu 1015 parsel sayılı taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünün Bursa-İzmir otoyolu yapımı için yaptığı kamulaştırma ile ifrazen oluştuğunu, kamulaştırmaya konu olan 892, 8 93... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin kamulaştırma tarihinde malik olmadığını, kendisine noter tebligatı yapılmadığı gibi bedel de ödenmediğini, bu nedele açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/67 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile 1015 sayılı dava konusu parseli de içerecek şekilde taşınmazın özel orman ve tek parsel olarak malikleri adına tesciline karar verilmiş olup, bu kararın tapuda infaz edildiği takdirde 1015 parsel sayılı taşınmazın ortadan kalkacağını, dava konusu 1015 parsel sayılı taşınmazın özel orman niteliği itibarıyla ifrazı mümkün olmadığından 6831 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince şerhler ile geçişi sağlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idare üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ..........ve Blok Tuğla San. Tic A.Ş, asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. ve ek kararına karşı müdahale talebinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararının anlaşılabilir ve infaz edilebilir olmadığını, 6831 sayılı Kanun'un 52 nci maddesine aykırı olarak karar oluşturulduğunu, taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilemeyeceği açık olmasına rağmen hukuka aykırı olarak müvekkiller aleyhine hüküm tesis edilmesinin kabul edilemez olduğunu, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yaklaşık 15 yıldır söz konusu taşınmazın davacı idare tarafından fiilen kullanıldığını, ödemiş oldukları bedelin ancak işgal bedeli olabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı.......... San. Tic A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün açık olmadığını, kararın infazının bu haliyle mümkün olmadığı, hangi malikten hangi oranda pay iptal edildiğinin kararda belirtilmediğini, müvekkili yönünden geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir bedel ödenmediğini, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Müdahil talebinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerin özel orman olduğunu, iş bu davanın idarelerine ihbar edilmediği gibi özel orman olması gözetilmeden tescil kararı verildiğini, dava konusu taşınmazın daha evvelce ifraz edilemeyeceği gerekçesi ile birleştirilerek tapuya tescil edilmiş bir özel orman parseli olduğunu, taşınmazın 2001 tarihli kamulaştırmasına ilişkin işlemin iptaline ilişkin taleple açılan Bursa 3. İdare Mahkemesinin 2021/1081 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yargılama sırasında birden fazla işlem görerek son olarak ..., ..., 885.200,00 m² yüz ölçümü ile 67 63... parsel numarasını aldığı, kamulaştırmaya konu kısmın ise toplamda 48.346,83 m²lik kısım olduğu, davalı ...'ın 893 parsel sayılı taşınmazın, davalılar ..., ..., ..., ... ve .........'ın ise 892 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğu, davalı ...... ve San. Tic A.Ş.'nin ise 02.03.1989 yılında satış yoluşla 894 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, daha sonra bu üç parselin Hazine'nin açtığı dava sonrasında tevhiden 981 parsel sayılı tek bir taşınmaz haline geldiği, sonrasında 981 parselin ifrazen 1014, 10 15... parsellere ayrıldığı, kamulaştırmaya konu 8 92... parsellerin ilgili kısımlarının yol vasfıyla 1015 parsel numarasını aldığı ve bu parselin toplamda 48.346,83 m² yüz ölçümlü olduğu, sonrasında ise taşınmazların birden fazla kez ifraz ve tevhit işlemi görerek son olarak karar tarihi itibarıyla tek bir taşımaz olan ..., ..., 885.200,00 m² yüz ölçümü ile 67 63... parsele dönüştüğünün görüldüğü, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ............ yönünden yapılan incelemede; ... tarafından 25.02.2000 tarihli ve 2000/17 sayılı karar ile dava konusu taşınmazın toplamda 48.346,63 m²lik kısmına isabet eden ve o tarihte 8 92... parsel numaralı taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği, maliklere noter aracılığıyla kamulaştırma işlemlerine ilişkin tebligat yapıldığı, davalı ...'ın Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/932 Esas, 2002/1245 Karar sayılı kararı ile tezyidi bedel davasını 893 parsel yönünden, diğer davalılar ..., ..., ... (mirasçıları), ... ve .........ın ise Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/245 Esas, 2002/164 Karar sayılı tezyidi bedel davasını 892 parsel yönünden açtığı, her iki davanın da kabulüne karar verildiği, 893 parselde o dönem malik olan ...'e ise noter aracılığıyla yapılan tebligatın "işyerinde muhasebeci...'a tebliği" şerhi ile tebliğ edildiği, davacı tarafça sunulan kamulaştırma evraklarında ise el yazısı ile "tüm bedelin...'e ödeneceği, ...'e ödeme yapılmayacağı" yazıldığı, ... (......) tarafından açılan tezyidi bedel davası sırasında ise 08.06.2002 tarihinde 893 parsel sayılı taşınmazda ... adına şufa hakkının kullanımıyla ...'ın taşınmazın tamamında malik konumuna geldiği, ...'in 893 parseldeki paydaşlığının sona erdiği, davalı......... ve Blok Tuğla San. Tic A.Ş.'nin ise 894 parsel sayılı taşınmazın maliki olup, sonrasında farklı tarihlerdeki ifraz ve tevhit işlemleri ile taşınmaz/ taşınmazlarda paydaş/malik olmaya devam ettiği, ancak davalı ... ve Blok Tuğla San. Tic A.Ş.' yönünden gerek 894 parsel gerekse paydaş/malik olduğu diğer taşınmazlara ilişkin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapıldığı, davalı şirket tarafından herhangi bir tezyidi bedel davası açılmadığı, davalı tarafa bir bedel ödenmediği anlaşıldığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, karşı davanın da yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı karşı davada davalı idare ve asıl davada davalılar karşı davada davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı karşı davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiğini; ancak lehlerine ilk karar tarihindeki vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2017 tarihli ve 2017/67 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile Bursa ili, ..., ..., 1015,1019,1020, 1021,1022,1023,1024 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek 6831 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince tek bir parselde tevhid edilerek yeniden aynı malikler adına önceki hisse miktarları dikkate alınarak yeni bir parsel numarası oluşturularak özel orman vasfı niteliğinde yazılmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, bu karar aleyhine eldeki davada karar verilemeyeceğini, kesin hükme aykırı olduğunu, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak asıl davada 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca tescil, karşı davada 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın kök ... 1 parsel sayılı 885.200 m² yüzölçümlü taşınmaz olduğu, tapu sahipleri arasında görülen izale-i şuyu davası sonunda mahkeme kararıyla özel orman durumu ve 6831 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gözönünde bulundurulmadan üçe ifraz edildiği ve 892, 8 93... sayılı parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, Orman idaresi tarafından bu ifraz işleminin iptali ve bir bütün olarak özel orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açıldığı, dava sonucu Bursa Kadastro Mahkemesinin 10.12.2002 tarihli ve 2002/29 Esas, 2002/55 sayılı kararı ile 892, 8 93... sayılı parsel olarak ifraz işleminin iptaline ve tek parsel halinde özel orman niteliğiyle tesciline karar verildiği, hükmün temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği, taşınmazın 981 sayılı parsel olarak tapuya tescil edildiği, yörede yapılan kamulaştırma işlemleri nedeniyle de önce 1014, 10 15... sayılı parseller olarak ifraz edildiği daha sonra 10 14... sayılı parsellerin tekrar ifraz edilerek 1019 ilâ 1023 sayılı parsellerin oluştuğu, Hazine tarafından Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2017 tarihli ve 2017/67 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile Bursa ili, ..., ..., 1015,1019,1020, 1021,1022,1023,1024 parsel sayılı taşınmazların ifraz işleminin iptali talebiyle dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda tapu kayıtlarının iptal edilerek 6831 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince tek bir parselde tevhid edilerek yeniden aynı malikler adına önceki hisse miktarları dikkate alınarak yeni bir parsel numarası oluşturularak özel orman vasfı niteliğinde yazılmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği ve son olarak ..., ..., 885.200,00 m² yüz ölçümü ile 67 63... parsel numarasını aldığı anlaşılmıştır.

3. Asıl davada davalı ... tarafından 8 92... parsel sayılı taşınmazların İstanbul-Bursa-Balıkesir-İzmir Otoyolu Bursa Çevreyolu Batı Kesimine rastladığından 25.02.2000 tarihli ve 2000/17 sayılı Kamu Yararı Kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiği, 892 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ...'a kamulaştırma tebliği yapıldığı ve ... tarafından Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/142 Esas, 2002/133 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açtığı, açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 893 parsel sayılı taşınmazın ...adına kayıtlı olduğu, malik ...mirasçılarına noter tebliği yapıldığı ve asıl davada davalı mirasçılar tarafından Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/7374 Esas sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığı ve açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, böylelikle kamulaştırma işlemi adı geçen davalılar yönünden kesinleşmiş olup bu davalılar tarafından da tapuda ferağ verilmediğinden, davacı idarenin eldeki davayı açmakla hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesindeki şartların oluştuğunun kabulü ile asıl davanın adı geçen davalılar yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Asıl davada davalı ...ve Blok Tuğla San. Tic A.Ş. Yönünden usulüne uygun yapılmış bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğrudur.

5.04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

6.Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda kamulaştırma işleminin dava konusu yere denk gelen kısmı yönünden iptal edildiği, 2942 sayılı Kanun'un 14/son maddesi uyarınca açılan davanın sonuçlarının açmayanları etkilemeyeceği de gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğrudur.

7. Karşı davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde sonuç itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

8. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. vekilinin tüm, asıl davada davacı karşı davada davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

9. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava yönünden kaldırılarak yeninden esas hakkında hüküm kurulduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücreti takdiri hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada davalılar karşı davada davacılar ... vd. vekilinin tüm, asıl davada davacı karşı davada davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Asıl davada davacı karşı davada davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 uncu bendinde yer alan "3.400,00" sayısının çıkartılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Asıl davada davacı-karşı davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davalılar-karşı davada davacılar ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5635, K. 2026/290, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5635-e-2026-290-k-46c48ba91a6d