Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2261 E. 2025/12489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2261
- Karar No
- 2025/12489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/242 Esas, 2024/362 Karar KARAR: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kamulaştırma nedeniyle bloke edilen kamulaştırma bedelinin ödenmemesinden kaynaklı uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi, 6 36... parsel sayılı taşınmazdaki davacı vakıf payına davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle açılan dava sonucunda, Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2004 tarihli ve 2004/485 Esas, 2005/109 Karar sayılı ilâmı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın gerekçesinde; davalı idarece usul ve kanuna uygun kamulaştırma kararı alındığı, kamulaştırma kararının vakıf mütevellisinin eşine tebliğ olunduğu ve dava hakkının hak düşürücü süreye uğradığı, bu nedenle kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığının belirtildiğini, bu sırada davalı idare tarafından davacı vakıf aleyhine de dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle açılan davada, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/488 Esas, 2006/414 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu taşınmazdaki davacı vakfa ait 2355/2400 hissenin davalı idare adına tesciline karar verildiğini, davacı vakıf tarafından açılan söz konusu kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası ile davalı idare tarafından davacı vakıf aleyhine açılan tescil davasının sonuçlanıp kesinleşmesinden sonra, 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamulaştırma Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7201 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 3 ile geçici madde 15 in eklendiğini, geçici 15 inci maddeye göre, ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak hesaplanacak tazminat bedelinin davacı vakfa ödenmesi gerektiğini, nitekim davaya konu taşınmaza dair bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin, ödenmesi ferağ şartına bağlandığı için taşınmazın devrini vermeyen davacı vakfa ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza kamulaştırma kararı uyarınca el atıldığını, kamulaştırma belgelerinin noter aracılığıyla davacı vakıf mütevellisinin eşi...' ye 10.05.1983 tarihinde tebliğ edildiğini, tebligatın geçerli olduğunun, kamulaştırma bedelinin depo edildiğinin ve hak sahiplerine ödendiğinin, kamulaştırma işleminin kesinleştiğinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme kararları ile sabit olduğunu, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddi gerektiğini, kamulaştırma işlemine istinaden kamulaştırmaya konu taşınmazların mahkeme kararıyla davalı idare adına tesciline karar verildiğini; dava konusu taşınmazın 04.04.2011 tarihinde ... Genel Müdürlüğü, ... İdaresi Başkanlığı ile ... Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce belirlenecek başka bir taşınmaz üzerine stadyum yapılması şartıyla TOKİ Başkanlığına devredildiğini, TOKİ Başkanlığı tarafından da millet bahçesi yapılmak yapılması amacıyla Hazineye devredilmesine karar verildiğini, bu nedenle davanın Çevre, Şehircililik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazineye ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle tazminat istemiyle açılan davada, Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/485 Esas, 2005/109 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş olup işbu kararın kesinleştiğini, davacının dava açabilme olanağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 6.921.138,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile ihbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza dair ... Bankasına bloke edilen kamulaştırma bedelinin davalıya ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, taşınmazın davalı idare adına tescil edildiği tarih itibarıyla arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılıp ... Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenerek değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline karar verilmesinde, dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığı yönündeki değerlendirme ile davacı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine; davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; eldeki davanın davacısı tarafından dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle tazminat istemiyle açılan davada, Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/485 Esas, 2005/109 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma işlemine dair evrakın davacı adına tebliğe çıkartılarak usulüne uygun tebliğ edildiği, hak düşürücü süre içerisinde bedel artırım davası da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği; akabinde davalı idare tarafından bu kez davaya konu taşınmazın adına tescili istemiyle açılan davada, Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/488 Esas, 2006/414 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma evraklarının davalı vakıf mütevellisinin eşine 10.05.1983 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın geçerliliğinin temyiz incelemesinden geçen mahkeme kararı ile sabit olduğu, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, bedelin ödendiği, kamulaştırma işleminin kesinleştiği gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydı iptal edilerek davalı idare adına tescil edildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği dikkate alındığında, davalı idare tarafından usulüne uygun noter tebligatı yapıldığı ve kamulaştırma bedelinin bloke edildiği anlaşılmakla, idarenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, kesinleşen kamulaştırma işlemi nedeniyle bedelin hak sahibine ödenip ödenmemesinin ilgili banka ile davacı taraf arasındaki hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşen kamulaştırma nedeniyle bloke edilen kamulaştırma bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.