Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3004 E. 2025/12958 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3004
- Karar No
- 2025/12958
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/109 Esas, 2024/3456 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/333 Esas, 2023/529 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Mahallesi 2838 parsel (imar uygulamasıyla 291 73... parsel) sayılı taşınmaza bakanlık yerleşkesi yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının yapıldığını ve bedelinin bankaya yatırıldığını, böylece taşınmazın Hazine adının tescilinin sağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1962 yılında alınan kamulaştırma kararı gereğince kamulaştırıldığı, takdir edilen kamulaştırma bedelinin yatırıldığı beyan edilse de buna ilişkin kayıtların davalı idarece bulunamadığının belirtildiği, .... Noterliğinin 16.05.1963 tarihli ve 2094 yevmiye numarası ile çıkartılan tebligata göre adres bilinmediğinden iade edildiği ve davacılar murisine usulüne uygun tebligat yapılamadığı, idare tarafından sunulan noter tebligatı çıkartıldığına dair belge üzerinde de tebliğe ilişkin bir şerhin bulunmadığı, 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 7 nci ve 8 inci maddeleri uyarınca adres araştırması yapılmadan kamulaştırma işleminin ilanen tebliğ edildiği, akabinde .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/116 Esas, 1972/26 Karar sayılı kararı ile taşınmazın idare adına tesciline karar verildiği, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca taşınmazın idare adına 31.01.1977 tarihinde tescilini müteakip yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra imar planında resmî kurum alanı olarak ayrılan 291 73... parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, taşınmazın imar planında "Resmi Kurum Alanı" olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile "291 73... ve 2 parsellerde yer alan resmi kurum alanında; personelin kullanımına yönelik toplantı salonu, lokal, kafeterya, kütüphane, kuaför, lostra, kreş, eğitim, spor, sağlık ve ibadethane birimleri vb. sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir" şeklinde plan notu ilavesi yapıldığı, taşınmaza fiilen el atılarak imar planına uygun yapılaşmanın sağlandığı anlaşılmış olup kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tebliğinden söz edilemeyeceğinden davacılar yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden de bahsedilemeyeceği, her ne kadar 7201 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde değerlendirme yapılarak bedelin tespiti istenmiş, yapılan incelemenin ve tespit edilen bedelin tescil tarihi itibarıyla emsal incelemesi yapılarak bulunacak metrekare birim bedelin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi uygulanarak dava tarihine güncellenmesi suretiyle bedelin tespiti esasına uygun düzenlenmediği anlaşılmış ise de eldeki davanın açılış tarihinin, 7201 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 24.12.2019 tarihinden önce olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alındığında 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 15 inci maddenin ikinci fıkrasının uygulanma imkânının kalmadığı, dava konusu taşınmazının kesinleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/116 Esas, 1972/26 Karar sayılı kararı uyarınca idare adına tescil edildiği, davacı murisi adına ... Bankasına bloke edilen bedelin murise ya da davacılara ödendiğine dair bir belge bulunmadığı, aynı kapsamda kalan başka parseller yönünden açılan davalarda taşınmazlara 1983 yılı öncesi el atıldığı tespitinin yapıldığı gibi işbu eldeki dosyada yapılan tespitte de taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığının ve taşınmazın o dönemde de arsa vasfında olduğunun belirlendiği ve eldeki dosyada 7201 sayılı Kanun uyarınca yapılan kaldırma kararı sonrası taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih itibarıyla arsa niteliğinde olduğunun kabul edildiği, ilk karar öncesi alınan bilirkişi raporunda 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi uyarınca el atma tarihinde arsa vasfında olan taşınmaza dava değerlendirme tarihi itibarıyla emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edildiği, aynı kamulaştırma kapsamında kalan parseller yönünden açılan davalar sonucu taşınmazların gerek tescil tarihinde, gerekse 1983 yılı öncesi el atma tarihi itibarıyla arsa olduklarının kabulü ile kurulan hükümlerin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararları ile onanarak kesinleştikleri de dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, emsaller ile dava konusu taşınmazın vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle, dava değerlendirme tarihi itibarıyla bedelinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair ilk kararda ve kaldırma sonrası kurulan ikinci hükümde, taşınmazın dava tarihindeki imar parseli olarak değerinin tespit edilmesinde, aynı idareye karşı ve dava konusu taşınmaz ile aynı kamulaştırmaya tabi tutulmuş bulunan taşınmazlar yönünden açılan davalarda Mart 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen 4.400 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/19464 Esas, 2018/8686 Karar sayılı kararı ile, Haziran 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 4.670 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/8736 Esas, 2018/25512 Karar sayılı kararı ile, Haziran 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 4.675 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/5626 Esas, 2021/3937 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, dava konusu taşınmaza Ekim 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla imar parseli olarak tespit edilen 4.380 TL/m² birim bedelin bu bedellerle uyumlu olduğu da dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.