Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2586 E. 2025/12559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2586
- Karar No
- 2025/12559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/349 Esas, 2024/508 Karar KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 25... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.05.2014 tarihli ve 2012/302 Esas, 2014/191 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan kanıt ve belgelerden davacılar murisi ... oğlu ... adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın Ulaştırma Bakanlığı tarafından ...Meydanının yeniden tevsii inşaatı kapsamında kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak dosyada kamulaştırma tarihinde malik olan ölü ... oğlu ...’e atanan kayyım Avukat ...’a kamulaştırma işleminin noter aracılığı ile usule uygun tebliğine ilişkin olarak bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla dava edilen paylar yönünden kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı; bu nedenle Hazine adına yolsuz tescille geçmiş olan taşınmaza ilişkin, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkânı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 2.11.2021 tarihli ve 2020/340 Esas, 2021/357 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacılar murisi adına noter tebligatı çıkartılmadığı anlaşıldığından bozma kararına uyularak işin esasına girilip karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 3 üncü maddesine 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli, 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun’un 20 inci maddesi ile “(Ek cümle:9.6.2021-7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.” hükmü getirilmiş olduğundan, 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesi uyarınca rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 17.10.2023 tarihli ve 2022/5 21... /396 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın ... ... Meydanının yeniden genişletilmesi, yeni pist inşaatı ile buna bağlı tesislerin yapılması amacıyla Bayındırlık Bakanlığının 21.07.1982 tarihli Oluru ile kamulaştırılmasına karar verildiği, tapu malikinin ... oğlu ... olduğu, tapu malikinin kimliği, sağ olup olmadığı ve ölü ise mirasçılarının tespit edilemediği, davalı idare tarafından 19.08.1988 tarihinde İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca tescil davası açıldığı, 1988/8 20... /637 Karar sayılı dosyasında taşınmazın idare adına tesciline karar verildiği, 17 nci madde uyarınca açılan tescil davasında davalıyı temsil etmek üzere İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.1989 tarih ve 1989/91 Esas, 1989/1024 Karar sayılı dosyasında tapu maliki ... oğlu ...’i temsil etmek üzere Avukat ...’ın kayyım tayin edildiği, kayyımın 17 nci madde uyarınca açılan tescil davası sırasında atandığı, öncesinde tapu maliki adına kayyıma noter tebliği yapılmadığı dolayısıyla dava edilen paylar yönünden kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup işin esasına girilmesinin yerinde olduğu; ancak, dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 24.12.2019 tarihinden önce açılmıştır. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğinden Ek Madde 3'ün derdest davalara uygulanma imkanı kalmadığından, eldeki davada dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması için kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın ... yeniden genişletilmesi, yeni pist inşaatı ile buna bağlı tesislerin yapılması amacıyla Bayındırlık Bakanlığının 21.07.1982 tarihli Oluru ile kamulaştırılmasına karar verildiği, tapu malikinin ... oğlu ... olduğu, tapu malikinin kimliği, sağ olup olmadığı ve ölü ise mirasçılarının tespit edilemediği, davalı idare tarafından 19.08.1988 tarihinde İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca tescil davası açıldığı, 1988/8 20... /637 Karar sayılı dosyasında taşınmazın idare adına tesciline karar verildiği, 17 nci madde uyarınca açılan tescil davasında davalıyı temsil etmek üzere İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.1989 tarih ve 1989/91 Esas, 1989/1024 Karar sayılı dosyasında tapu maliki ... oğlu ...’i temsil etmek üzere Avukat ...’ın kayyım tayin edildiği, kayyımın 17 nci madde uyarınca açılan tescil davası sırasında atandığı, öncesinde tapu maliki adına kayyıma noter tebliği yapılmadığı dolayısıyla dava edilen paylar yönünden kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup işin esasına girilmesi yerindedir.
3. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2021 tarihli ve 2018(21)/10-948 Esas, 2021/416 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere: Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır; çünkü mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda "usuli kazanılmış hak" ya da "usuli müktesep hak" olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve 1987/2-5/0 Esas. 1988/89 Karar sayılı kararında "Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmekledir...” şeklinde tanımlanmakta olup ayrıca Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Bu istinalardan birisi de bir kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilirse iptal edilen kanun hükmü usulî kazanılmış hakka aykırı olsa bile uygulanacak öncelik usuli kazanılmış hakta değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında olacaktır.
5. Bu durumda; eldeki davanın 20.09.2012 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak; eldeki davada dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılmak suretiyle değer belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması yerindedir.
6.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.