Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/18054 E. 2026/9691 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18054
Karar No
2026/9691
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1217 Esas, 2025/3441 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 30.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davacılardan ... dışındaki davacılar lehine hüküm altına alınan miktar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Davac ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen tazminat bedeli dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 60... ve 51 parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza biçilen bedelin rayiçlerin çok altında kaldığını, takyidatların ana taşınmazda bırakılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürülmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kabul halinde ise kadastral parsel olduğunu ve %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, taşınmazların m² birim değerinin benzer taşınmazlardan çok daha yüksek belirlendiğini, emsalin uygun olmadığını, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, somut emsal taşınmazın imar parseli, dava konusu taşınmazların kadastral parsel olduğu belirlendiğinden, dava konusu taşınmaza düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, mahkemece bu oranda düzenleme ortaklık payı indirimi yapılarak hesaplanan birim değerinin esas alınması, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması da uygun görüldüğü, dava konusu taşınmazların 2022 yılı emlak vergisine esas m² rayiç değerinin 2.900,00 TL, emsalin ise 3.250,00 TL olduğu bildirildiğinden, bilirkişi raporunda yapılan kıyaslama yerinde bulunduğu, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4 üncü maddesinin kapsamına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları dikkate alındığından, (2022/14274 Esas, 2023/4494 Karar) 04.11.1983 tarihi sonrası el atmalarda bu maddenin uygulama yeri bulunmadığı kabul edilmiş, nispi harç alınmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/18054, K. 2026/9691, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-18054-e-2026-9691-k-b0d879a7e3fc