Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/182 E. 2026/9693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/182
- Karar No
- 2026/9693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/990 Esas, 2025/2709 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski kök 420 parsel sayılı taşınmazı önceki malik ... ...'dan satın aldığı, daha sonra davalı ... tarafından tek taraflı olarak taşınmazın tamamına 6831 sayılı Kanun'un 2B maddesi ile ilgili tapu kaydına şerh konulduğu, taşınmazın tamamının değil de bir kısmının 2B kapsamında kaldığının bildirilmesi üzerine 420 parsel davacının talebi üzerine ifraz edilerek 37 05... parsele ayrıldığını, 3076 parsel in 2B kapsamında ... adına, tescil edildiğini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereği taşınmazın dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 420 parseli tapu kütüğünde yazan 4800 metre karenin tamamına malik olmak kast ve niyeti ile satın aldığını, tapu kayıtlarında 420 parsel sayılı taşınmazın tamamı 4800 m² olarak görünmekte iken, satış sırasında resmi senette 3109,02 m²lik kısmın satıldığının beyan edildiğini, satış tarihi olan resmi senedin tapu kütüğündeki gerçek ile çeliştiğini, çelişkinin müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını, sorumluluğun idareye ait olduğunu, kütük sayfasının ifraz nedeniyle kapatılıp 37 05... parseller olarak yeni sayfalar açılmaksızın müvekkili ... tarafından 13.07.2005 tarihinde 5267 yevmiye numaralı işlem ile satın alındığını, bahse konu tapu kütüğü sayfasında taşınmazın metre karesi de 4800 olarak yer aldığını, müvekkilinin tapu siciline güvenerek taşınmazın tamamını satın aldığını, müvekkilinin dava konusu 420 parselin tamamına malik iken ifrazı müvekkilinin imzaladığı tescil istem belgesi uyarınca talep ettiğini, resmi senet düzenlendiği tarihte bile satılan taşınmazın ... köyü 420 parsel sayılı taşınmaz olduğunu ve bu tarihte 420 parsel sayılı taşınmazın 3109 m² değil 4800 m² olduğunu, resmi senetin düzenlendiği tarihte ifraz öncesi durumun söz konusu olduğunu, satış işlemi 13.07.20 05... yevmiye ile yapıldığını, ifraz işleminin 13.07.20 05... yevmiye numarası ile yapıldığını, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek 420 parselin tamamını 4.800 m² olarak satın alma iradesiyle mülkiyet hakkını kazandığını, satışa konu parselin tapu kütüğündeki alanı ile resmi senetteki alan arasındaki çelişkinin müvekkilinin bilgisi ve kontrolü dışında olduğunu, bundan doğan sorumluluğun idareye ait olduğunu, tapu siciline güven ilkesinin ihlalinin ve müvekkilinin mülkiyet hakkının zedelenmesi nedeniyle devletin kusursuz sorumluluğunu doğurduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafından dava konu taşınmaz üzerindeki şerh bilinerek ve Hazine adına tescil edilmesi gereken alan dışında kalan kısım satın alınmış olduğundan davacının iyi niyetinden bahsedilemeyeceği, davaya konu hazine adına ifrazen tescil edilen 3706 parsel sayılı 1774,85 m² kısmın satışının gerçekleştirilmediği, mahkemece tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın usul ve uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.