Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1780 E. 2025/12573 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1780
Karar No
2025/12573
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/3599 Esas, 2024/3309 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/332 Esas, 2024/35 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sinop ili, ... köyü, ...'e tabi ... mevkiinde kain Şubat 19 41... nolu 45.950 m² miktarındaki ve yine ... mevkiinde kain 1941 K. Sani 4 nolu 91.930 m² miktarındaki taşınmazın davacıların murisi ... adına kayıtlı bulunduğunu, ...'nın varisleri davacıların malik bulunduğu Sinop ili ... köyünde kain K.Sani 19 41... nolu 91.930 m² olan kayıtlı yerler kapsamı belirlenerek Sinop Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/220 Esas, 1976/25 Karar sayılı kararı ile kayıtlı iken Sinop Kadastro Mahkemesinin 10.11.2006 tarihinde kesinleşen 1997/5 Esas sayılı ve 2004/15 Esas, 2005/6 Karar sayılı dosyasında tesis edilen kararı ile davacıların Orman Kadastro tahdidine itiraz davasının reddi ile Orman sınırları içinde kaldığı kabul edilerek mülkiyet hakları son bulmuş olduğunu, davacıların mezkur taşınmazlardaki mülkiyet haklarına karşılıksız olarak el konulup sonlandırılarak orman niteliği ile davalı Hazine adına kesinleşme tarihi olan 15.11.2006 tarihinde tescil edilen taşınmazlardan (Sinop ili, ..., ... köyü 1 35... ve 2 parseller, 1 37... parsel, 1 39... parsel ) 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereği Hazinenin sorumlu bulunduğu nedenle, davacıların uğramış olduğu zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik 5.000,00 TL'sinin davalı Hazineden faizi ile birlikte tazmin ve tahsilini, verilen kararın alacakları için mülkiyet hakkının sona erdiği ... Kadastro Mahkemesinin 2004/15 Esas, 2004/6 Karar sayılı kararının kesinleştiği 25.11.2006 tarihten itibaren bu davanın açıldığı tarihe kadar işleyen faizin miktarının tespitiyle şimdilik 1.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle reddine, tapu iptal talebi yönünden yargı yolu uyuşmazlığı bulunması nedeniyle usulden reddine, sonuç olarak da davanın esastan reddine karar verilmesi talep ve beyan edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava taşınmazın tapu kaydının Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/183 Esas, 1975/656 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, müvekkillerinin kök murisleri tarafından tapu kayıtlarının güvenerek satın aldıkları taşınmazın tapu kayıtlarının kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın iptal edildiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı zararlardan Hazinenin sorumlu olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu parselin konumu itibarıyla oldukça değerli bir yerde olmasına rağmen dosya arasına gelen bilirkişi raporunda belirlenen değerin çok düşük olduğunu, taşınmazın yüksek bir bedelle hazine tarafından satıldığını bilirkişilerin taşınmazı tarla olarak değerlendirip açık arttırma ile yapılan satışın taşınmazın değerini belirlemede ölçüt olamayacağını beyan ederek taşınmazın günün koşullarındaki değerinin çok çok altında bir fiyat değerlendirmesi yaptıklarını, belirterek, tapu kaydı bulunan taşınmazın hazine tarafından açılan dava nedeniyle tapusunun iptal edilmesi sonucu müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini ve bu tazminatın hesaplanmasında taşınmazın satış değerinin emsal alınarak müvekkillerine ödenmesini isteyerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 10.01.2018 tarihinde açıldığı, davaya konu Sinop ili, ..., ... Köyü 1 35... , 1 37... , 1 39... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kadastro çalışmaları neticesinde bu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği 10.03.1994 tarihinde yine ... köyü 1 35... parsel sayılı taşınmazla ilgili bu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararın kesinleştiği 09.05.1997 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davacı tarafından zaman aşımı süresi geçtikten sonra eldeki somut davanın açıldığı, davalı tarafından süresinde zamanaşımı defisinde bulunulduğu, buna göre mahkemece davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu Sinop ili, ..., köyü 1 35... parsel,1 37... parsel, 1 39... parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, taşınmazların, kadastro çalışmaları neticesinde kadastro tutanaklarının 10.03.1994 tarihinde kesinleşmesi ile orman niteliği ile hazine adına tapuya tescil edildiği, ... köyü 1 35... parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan araştırma ve inceleme neticesinde ise taşınmazın, ... Kadastro Mahkemesinin 1989/97 Esas, 1996/3 Karar sayılı 28.01.1997 tarihinde kesinleşen kararı ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği eldeki davanın ise 10.01.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır

3. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesine (eski 125 inci maddeye) göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Diğer yandan Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru numaralı ve 25.07.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ... kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı nazara alındığında; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hâle gelmiş olup buna göre de yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 2014/... başvuru numaralı 25.07.2017 tarihli kararı nazara alındığında 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş bulunan davalar yönünden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesini etkili hâle getiren Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli kararından sonra davanın makul süre içinde açılması gerekmekte olup eldeki davanın makul süre içinde açıldığının kabulü mümkün olmadığından ve davalı Hazine vekili süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşıldığından zamanaşımı süresinin geçtiği yönündeki gerekçe isabetlidir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1780, K. 2025/12573, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1780-e-2025-12573-k-5997d5931022