Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17693 E. 2026/10164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17693
- Karar No
- 2026/10164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2428 Esas, 2025/1997 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/511 Esas, 2023/282 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, ... köyü 1 47... parsel sayılı taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/46 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile tapusu iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, işbu kararın kesinleştiğini, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve belirlenen tazminat bedelinin tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi olan 18.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tazminat bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken verim değeri düşük ürünlerin münavebeye esas alınmasının doğru olmadığını, 2020 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetvelinin esas alınmasının doğru olmadığını, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alınmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, net gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, tapu iptal tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ikinci kez ıslah talebinde bulunulamayacağını, davalı Hazine aleyhine harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
3. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
5. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıların murisi ...'ın dava konusu taşınmaza 22.03.1994 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, taşınmazın tamamının özel orman olduğuna dair tapu kaydının beyanlar hanesine 05.12.2013 tarihli ve 6208 yevmiye numaralı işlemle bu yönde şerh konulduğu, akabinde Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 18.02.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
6. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.