Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16721 E. 2026/10158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16721
- Karar No
- 2026/10158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/297 Esas, 2025/1652 Karar KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz, davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi 35 03... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/447 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/681 Esas, 2024/459 Karar sayılı kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılmamasının ve hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında gösterilmemesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/681 Esas, 2024/459 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak taşınmazın 2021 yılına ait emlak beyannamesinde, bilirkişi kurulu raporunda III. sınıf A grubu yapı sınıfında değerlendirilen iki katlı yapının türünün betonarme karkas, yığma, yarı yığma ve inşaatın bitiş tarihinin 13.12.2013; II. sınıf B grubu yapı sınıfında değerlendirilen müştemilat yapısının türünün ise yığma kargir ve inşaat bitiş tarihinin 01.01.2015 olduğu belirtildiği, davaya konu edilen yapıların yaşları ve yıpranma oranlarının kesin olarak tespiti için kamulaştırılan yapılara ait mimari proje, inşaat ruhsatı, iskan ruhsatı ve diğer yıllara ait emlak vergi beyannameleri getirtilip tarafların bu konuda ibraz edecekleri tüm deliller toplandıktan sonra, 02.12.1982 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve halen yürülükte olan binaların aşınma paylarına ilişkin cetvel de dikkate alınarak değerlendirme tarihi itibarıyla yapıların tespit edilecek yaşları üzerinden yıpranma oranı indirilerek hesaplama yapılması gerekirken, gerekçesi açıklanmadan % 50 oranında yıpranma payı düşülerek değer tespitinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin bozma kararı öncesi hüküm altına alınan kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 09.07.2021 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 04.11.2021 tarihine kadar; bozma kararı sonrası hüküm altına alınan fark bedele ise 09.07.2021 tarihinden karar tarihi olan 03.09.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz, davalı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yasal faiz işletilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin çıkarılarak yerine " Tespit ve depo edilen toplam 1.732.642,86 TL kamulaştırma bedelinin bozma kararı öncesi hüküm altına alınan 1.648.187,40 TL'sine dava tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 04.11.2021 tarihine kadar; bozma kararı sonrası hüküm altına alınan 84.455,46 TL'lik kısmına ise dava tarihinden karar tarihi olan 03.09.2025 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilerek işleyecek faizin davacı idareden tahsili ile davalıya verilmesine, " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.