Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1951 E. 2026/10156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1951
- Karar No
- 2026/10156
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/200 Esas, 2025/347 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 838 parsel (yeni 130 88... parsel) sayılı taşınmazın 7.656,85 m²lik kısmının orman alanında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/473 Karar sayılı kararı ile tapusu iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2021/147 Esas, 2023/115 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve belirlenen tazminat bedelinin 26.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/1014 Esas, 2023/1928 Karar sayılı kararıyla; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespitinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz farklı mahallede olup yüzölçümü dava konusu taşınmaza göre küçük olduğundan uygun emsal olmadığı, ayrıca tapu iptal tescil kararının kesinleşme tarihi esas alınarak taşınmazın değeri hesaplanırken emsal taşınmazın metrekare satış bedeline dava tarihine kadar endeks uygulanmasının da hatalı olduğu, çelişkili hesaplama yapılarak dava konusu taşınmaza değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaza çok yakın konumda olan 130 88... parsel (eski 840 parsel) sayılı taşınmaza Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/222 Esas, 2022/324 Karar sayılı dosyasında 2019 yılı itibarıyla 529,00 TL/m² bedel takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek 2023/519 Esas, 2023/6967 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza 2022 değerlendirme yılı itibarıyla 1.530,00 TL/m² değer biçilmesinin inandırıcı görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve belirlenen tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Hazine lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olup davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinden fazla olamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, tazminat hesaplamasında tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın metrekare birim fiyatının oldukça düşük hesaplandığını, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ormanların özel mülkiyete konu olmayacağını, hüküm altına alınan tazminat miktarının yüksek olup kabul edilemeyeceğini, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun'uun 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı Hazine lehine hükmedilecek vekâlet ücreti, davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretini geçemeyeceğinden davalı Hazine lehine 319.416,73 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan " 352.860,93 " sayısının çıkarılarak yerine " 319.416,73 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.