Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2086 E. 2026/10148 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2086
Karar No
2026/10148
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1002 Esas, 2023/2211 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/582 Esas, 2022/138 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1393 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz edilerek davalı idare adına tescil edilen 4533 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap ve ek beyan dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 221 sayılı Kanun kapsamında idareleri adına hükmen tescil edildiğini, Kırkçeşme Vakfiyesinden de anlaşılacağı üzere, taşınmazın su yolları vakıf kökenli olduğunu, vakfiyenin 1520 li yıllara dayandığını, özel mülkiyete konu olamayacağını, özel mülkiyetin söz konusu olamayacağını, bedelin yüksek belirlendiğini, İSKİ adına tescilin açıklayıcı mahiyette olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Gaziosmanpaşa ilçesi, ... Mahallesi 45 33... parsellerin evveliyatı olan 1393 parsel sayılı taşınmazın ifrazı oluştuğu, adı geçen parsellerin ise kadastro tespiti çalışmaları sonucunda 04.10.1963 tarihinde malikleri adına tespit ve tescil edildiği, ... İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/485 Esas, 1968/171 Karar sayılı dosyası ile 05.12.1968 tarihinde hasımsız olarak açılan dava sonucunda taşınmazın 3380 m²lik bölümünün (ifrazen oluşan 4533 parsel) 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare adına tesciline karar verildiği, taşınmaz 221 sayılı Kanun uyarınca hükmen davalı idare adına tescil edilmiş ise de; bu dava hasımsız olarak yürütüldüğünden, idare adına yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu; dava konusu taşınmazın 04.10.1963 tarihinde kadastro tespiti sonucu malikleri adına tespit edildiği ve bu nedenle dava açma hakkını da bu tarihte elde ettikleri anlaşıldığından 221 sayılı Kanun'un uygulama olanağı bulunmadığı, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2086, K. 2026/10148, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2086-e-2026-10148-k-4af3677baffd