Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17640 E. 2026/8312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17640
- Karar No
- 2026/8312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1952 Esas, 2025/1501 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 108 ada, 2 parselde bulunan 16830.00 m² tarla niteliğindeki taşınmazın tamamı ... adına kayıtlı olduğunu, ... 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 30.05.2012 tarihli vekâletnamesi ile yetkilendirilen ...; ...' ya vekaleten, ...'ya ait hissenin tamamını ... Tapu Müdürlüğünde 31.05.2012 tarihinde 105.000,00 TL bedelle ...'a sattığını, satış, tapu kaydındaki resmi kayıtlara güvenildiğinden parselin tamamına ilişkin olarak 16.830,00 m² üzerinden pazarlık yapıldığını ve tapunun tamamı 16.830,00 m² olarak ... adına tescil edildiğini, işbu durumun ekte sunulan 9946 yevmiye numaralı ve 31.05.2012 tarihli resmi senette de sabit olduğunu, satıştan bir süre sonra söz konusu taşınmaz, yeni malik ... üzerinde iken kadastro tespitinde belirlenen gerçek yüz ölçümün tapu kütüğüne hatalı yazıldığı anlaşıldığını, taşınmazın tapuda kayıtlı 16.830,00 m² yüz ölçümü 17.03.2014 tarih ve 5376 yevmiye ile düzeltilerek 36.856,79 m² olduğunu, ... tarafından ise taşınmazın 36.856,79 m² olarak 03.11.2014 tarihinde ...'a satış yoluyla devredildiğini, dava konusu taşınmazın maliki ve davacıların annesi ...nın 08.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, müteveffaya ait söz konusu taşınmazda yapılan yenilemenin tescili neticesinde taşınmazın yüz ölçümünün 36.856,79 m² olduğunun tespit edildiğini, ancak söz konusu taşınmaz tapuda hatalı olarak kayıtlı olduğu şekilde 16.830,00 m² olarak piyasa rayici kıymeti-değeri hesap edilerek satıldığını, devredildiğini, bu sebeple zarara uğradığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 108 ada, 2 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın 20.026,53 m²lik fark kısmının, şu aşamada belirsiz nitelikte alacağın bilirkişi incelemesi sonrası belirlenecek tutar üzerinden talep olunmak kaydı ile, dava tarihindeki güncel bedeline işleyecek olan faizleri ile birlikte, şimdilik 100.000 TL nin, davacıların hisse payları oranın davalı hazineden alınarak davacılara hisse payları oranında ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı defi nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 21.05.2012 tarihinde ...'a, 03.11.2014 tarihinde ise ...'a satıldığı göz önünde bulundurularak adı geçenlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, ...'nin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacılar her ne kadar tapuya güvenerek taşınmazlarını 16.830,00 m² olarak devrettiklerini iddia etmişlerse de bu iddialarının doğru olmadığını, mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, devletin sorumluluğunun hukuki niteliğinin kusursuz sorumluluk olduğu düşünülse bile tapu sicilinin tutulması nedeni ile devletin sorumluğuna gidilebilmesi için kusur koşulu olmaksızın haksız fiillin diğer tüm şartlarının sağlanması gerektiğini, taşınmazda yenileme çalışmaları yapıldığına ilişkin belirtmeye ve parselin tapu kaydındaki yüz ölçümü ile zemindeki yüz ölçümü arasındaki farkın da gözle görülebilecek ve bilinebilecek büyüklükte olmasına rağmen şayet davacılar bu satış nedeniyle bir zarara uğramış olsalar bile bu tamamen kendi ağır kusurlarından kaynaklandığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, net gelir yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, güncel fiyat belirlenip geriye dönük enflasyon hesaplayıcısı ile dava tarihine ulaşılmasının ve %600 objektif değer artışı belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın 16.830 m² yüz ölçümü ile davacıların murisi adına kayıtlı iken dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve sonrasında yapılan 22/A uygulama kadastrosu ile yüz ölçümünün 36.856,79 m² olarak belirlendiği, 1978 yılı tesis kadastro paftası ile uyumlu olup sabit sınır uygulanmakla 20.056 m² yüz ölçüm farkı oluşmakla taşınmazın eksik yüz ölçümü ile satışı yapıldığından davacı tarafın zarara uğradığı, uygulama kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği, dosya içinde mevcut ... Belediye Başkanlığı yazısına göre, dava konusu taşınmazın yerleşik alan sınırları içerisinde olmadığı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kalmadığı, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı bildirildiğinden, kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünü zeytin esas alınarak getireceği net geliri üzerinden, 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kuru şartlarda yetiştirilen zeytin ürünü verileri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınması, objektif değer artışının belirlenmesinin istinaf edenin sıfatına göre uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.