Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20633 E. 2026/4274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20633
Karar No
2026/4274
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/30 E., 2025/219 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait meskende 12.04.2005 tarihinden iş akdini haklı olarak feshettiği 31.12.2014 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ... Denetmeni tarafından 04.09.2014 tarihinde müvekkilinin davalıya ait konutta sigortasız çalıştığının tespit edildiğini belirterek, 12.04.2005 - 31.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının müvekkili yanında 01.06.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.06.2014 tarihi öncesinde davacının sürekli çalışmasının bulunmadığını, 2006 yılından sonra bazı günlerde ev hizmetlerinde yardımcı olarak müvekkilinin evine geldiğini, haftada en fazla 1-2 gün, ayda en fazla 7 gün çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca tesis edilen işlemlerin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..Mahkemece; davacı tarafından açılmış işçilik alacağı davası olmadığı, davacının kuruma bildirilenlerin dışında davalı iş yerinde ücretle ve sürekli çalıştığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Eldeki davada; davalıya ait .. sicil sayılı iş yerinde yapılan yerel denetim ve inceleme sonucunda tanzim edilen 24.09.2014 tarihli ve 2014/G.P.159 sayılı rapor ile davacının işyerinde 01.06.2014 tarihinden itibaren çalıştığı tespit edilmiştir. Tutanak her ne kadar yasal delil ise de bu tarihten önceki tarihlere ait davacıya ait davalının evinde teslimi yapılan kargo fişleri bulunduğu dikkate alınarak bu teslim fişlerinin tamamının temin edilerek davacının çalışmasının araştırılması gerekmektedir...." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan değerlendirmelere göre; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Mahkemece 01.06.2014 tarihinden önceki tarihlere ait davacıya ait davalının evinde teslimi yapılan kargo fişlerinin tamamının temini yönünden teslim fişleri ilgili kargo şirketlerinden istenilmiş, verilen cevabi yazılarda kargo teslim fişlerine ulaşılamadığı anlaşılmış olup, bu kapsamda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kargo teslimatları ile tanık beyanlarından müvekkilinin çalışmalarının ortaya çıktığını, Mahkemenin değerlendirmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/20633, K. 2026/4274, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-20633-e-2026-4274-k-3dfe874855c1