Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19954 E. 2026/4271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19954
- Karar No
- 2026/4271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/73 E., 2025/287 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 03.11.1999-04.05.2015 tarihleri arasında sondaj makinesi operatörü yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin feshedildiği tarihte 2.500 TL net ücret aldığını, ücretin asgari tutarının banka kanalıyla, bakiyesinin ise elden ödendiğini, sigorta primlerinin çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden yatırıldığını belirterek davalı şirketin işçisi olarak 03.11.1999-04.05.2015 tarihleri arasında sürekli hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, belirtilen tarihler arasındaki hizmet süresindeki primine esas kazançlarının aylık net 2.500 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı .. .. Jeoteknik Mühendislik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; işe giriş çıkış bildirgeleri incelendiğinde davacının kesintisiz çalışmadığını, kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş akdinin sona erdiği, ücret ödemelerinin maaş bordrolarında belirtilen miktarlarda banka vasıtası ile yapılıp, elden ücret ödemesi yapılmadığını, sondaj işinin Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ve kırsal kesimlerde yapıldığı için firmada elden ödeme yapılamadığını, banka hesaplarında düzenli maaş ödemeleri ile birlikte ya da ayrı olarak görülen haftalık 100-250 TL havaleler, sondaj işlerinin ofisten ve evden uzak arazilerde yürütülmesi nedeniyle masraflar için kullanılmak üzere yatırıldığını, bu harcamaların makine arızaları, işçilerin arazideki muhtelif lojistik giderleri, sağlık harcamaları, akaryakıt, yiyecek-içecek giderleri ile konaklama giderleri gibi harcamalar olabildiğini, her projenin bitiminde ofisteki işçinin arazideki harcamalarının fiş ve faturalarının teslim alınarak muhasebeleştirildiğini, işçi ile Şirket arasında hesaplaşma yapıldığını belirterek açılmış olan davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı itibariyle davacı ...'nin 03.01.1999 - 04.05.2015 tarihleri arasında sondaj makinesi operatör yardımcısı olarak davalı şirkette çalıştığı, arazide sondaj işi yaptığı, kış aylarında arazide koşullar elverişli olmadığı için sondaj işinin yapılamadığı, yapılan işin niteliği ve arazi ile iklim koşulları dikkate alındığında bildirim dışı bulunan 01.01.2008 - 02.01.20 08... .01.2012 - 02.01.2012 tarihleri arasında mevsim itibariyle çalışmaya ara verilmiş olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığından davacının eksik bildirilen sürelere ilişkin talebini ispatlayamadığından davasının reddi cihetine gidildiği, ayrıca dosyada mevcut 1999/11 - 2007 yılına kadar olan döneme ait ücret hesap pusulalarının davacı ...'nin imzasını içerdiği, buradaki miktarların Kuruma bildirilen prime esas kazançla uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı ücrete ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığından ücret tespitine yönelik talebinin de reddi cihetine gidildiği gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 03.11.1999-31.12.2007, 03.01.2008-31.12.2011, 03.01.2012-31.05.20 14... .06.2014-04.05.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, dinlenen tanık beyanları ile yapılan işin niteliği dikkate alındığında eksik kalan hizmet süresinin bulunmadığı, 2007 yılına kadar olan süre bakımından imzalı ücret bordrolarının bulunduğu ve prime esas kazancın bordrolar ile uyumlu olarak Kuruma bildirildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği ücret miktarına ilişkin olarak yazılı bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.506 sayılı Kanun'un 77... sayılı Kanun'un 80. maddelerinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. İdare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. 3.Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre kesinleşen işçilik alacaklarına ilişkin Mahkeme ilamı nazara alınarak davacının prime esas kazançlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki kesinleşen ilama dayalı olarak davacı işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması halinde, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının ödeme yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre davalı tarafından davacıya, işçilik alacakları davası neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise işçilik alacağı dosyasında belirlenen ve prime esas kazanca dahil olan tutarın son aya maledilerek prime esas kazanç olarak tespiti gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; Ankara 43.İş Mahkemesinin 2019/581 Esas sayılı dosyası ile Ankara 8.Genel İcra Dairesinin 2023/122844 Esas sayılı dosyası celp edildiğinde davacı lehine 39.454,19 TL kıdem tazminatı ile 11.500 TL yıllık izin ücretine hükmedildiği, söz konusu alacağın faizi ile birlikte 16.02.2022 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmakla, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi .. .. ... tarafından gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 11.06.2025 tarihli rapor Mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 2015/5 döneminde prime esas kazancının 1.041,32 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan etmektedir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.