Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19437 E. 2026/4267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19437
Karar No
2026/4267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/140 E., 2025/299 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe göre 04.10.2000'e dek tescil edilmeyen sigortalıların sigortalılığın 04.10.2000 den itibaren başlayacağı belirtilmesine rağmen kendisinin tescil edilmediğini, 01.01.1988 -30.07.2008 dönemi vergi kaydı, 15.10.1988'den başlayan oda kaydı, 15.10.1988'den başlayan esnaf sicil kaydı olduğunu, geriye düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen KHK gereği 02.08.2003 de yürürlüğe girdiğini, Yasa'nın önceki hükümlerine göre vergi kaydına dayalı olarak 02.03.2001 de tescil için başvurulduğunu belirterek, davacının tescil tarihinin 01.01.1988'den itibaren tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının süresinde başvurusu olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının 01.01.1988- 03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..Dosya kapsamı incelendiğinde, 02.03.2001 tarihinde verilen işe giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescili yapılan davacının, 01.01.1988-12.04.1989, 01.05.1990-29.08.1997, 21.05.1998-04.09.2001 tarihleri arasında vergi, 15.011988-26.09.2018 tarihleri arasında sicil ve 15.01.1988-17.04.2015 tarihleri arasında Şoförler Odası kaydının bulunduğu, Mahkemece, söz konusu kayıtlara dayanılarak davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmış ise de; söz konusu hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. ....davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlemesi gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemece, davacının vergi kaydı dışında kalan süreler yönünden, davacının mesleki faaliyeti dikkate alınmak suretiyle, zabıta araştırması yapılmalı, ilgili dönemde aynı işi yapan kamu tanıkları re’sen tespit edilmeye çalışılarak beyanlarına başvurulmalı, oda kaydına dayanak bilgi ve belgeler getirtilmeli, davacı adına ticari araba, sürücü belgesi vs. olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, tarafların bu yöndeki kanıtları sorulmalı ve 1479 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince araştırma yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. ..." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrası bozma ilamında bahsi geçen araştırmalar yapılarak tanıklar dinlenmiş, tanıkların çelişkili beyanda bulunduğu dikkate alınarak davacının vergi kaydı olan dönem dışında oda kaydı olsa da kendi ad ve hesabına çalıştığı o dönemde adına tescilli araç olduğu kanıtlanmadığından raporda tespit edilen tarih aralıkları için Bağ-Kur'lu sayılması gerekmiş artan istekler ise reddedilerek; Davacının davasının kısmen kabulü ile Davacının 01.01.1988-12.04.1989, 01.05.1990-29.08.1997, 21.05.1998-04.10.2000 dönemi 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Artan kısma ilişkin isteğin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 01.01.198803.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19437, K. 2026/4267, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19437-e-2026-4267-k-922c8939bdd4