Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16982 E. 2026/4264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16982
- Karar No
- 2026/4264
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/248 E., 2025/296 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 1966 yılında ... sicil numaralı .. Plastik adında bir firmada çalıştığını, bu çalışması nedeniyle müvekkilinin 60 günlük SSK hizmeti bulunduğunu, ancak çalıştığı bu süre Sosyal Güvenlik Kurumunun sisteminde görülmediğini, sigortalı olarak hizmet verdiği söz konusu sürenin tespiti için ...”ya başvuru sonucu gelen cevapta; “Müvekkilimin bilgisayar kayıtlarında sigorta sicil numarasının tespit edilemediği ve sözkonusu iş yerinde geçen 1966 yılı çalışmalarının hangi ...”e ait olduğunun tespit edilemediği” belirtildiğini, müvekkilinin 1966'daki çalışması nedeniyle Lastik-İş Sendikası'nda kaydı bulunduğunu, ayrıca çalıştığı döneme ilişkin tanıkları da mevcut olduğunu, müvekkilinin elinde çalıştığı döneme ait herhangi bir belge bulunmamakta olup sigorta sicil numarası da bilinmediğini belirterek, davacının ... sicil numaralı iş yerinde .. ve 3. dönemde çalıştığı 60 günlük çalışma süresinin müvekkili ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararı ile "Davacının davasının kabulü ile Dava dışı 26184-2.34 sicil numaralı .. Plastik adlı iş yerinde 1966 2. dönemdeki 30 gün, 19 66... . dönemdeki 30 gün süresince çalışan ... adlı kişinin davacı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 18.04.2024 tarihli kararı ile "...Somut davada, davacı .. Plastik ... iş yerinden verilen dönem bordrolarında adı geçen ...'in kendisi olduğunu iddia etmiş ve dava kabul edilmişse de yapılan araştırma yetersizdir. Davacının işyeri sicil dosyası, işe giriş bildirgesi olup olmadığı, imzalı ve fotoğraflı ise işe imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılmalı, dava dışı işverenin Kurumda bulunan iş yeri sicil dosyası ile bu işyerinden yapılan yerel denetim varsa tutanak ve raporları celbedilmeli, bordro tanıkları dinlenilmeli ve tanıkların bordrolarda adı geçen ... ile davacının aynı kişi olup olmadığı hususunda beyanı alınmalıdır. Kurumdan ... adlı sigortalı olup olmadığı varsa sicil dosyası celbedilmeli, Nüfus Müdürlüğünden diğer ...'ler araştırılarak bu bildirilen çalışmaların kime ait olduğu hususu net olarak ortaya konularak karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aidiyet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.