Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4130 E. 2026/4261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4130
Karar No
2026/4261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3293 E., 2025/1767 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/482 E., 2025/196 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 26.11.1993 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı iken, 01.07.1999 tarihinde .. (..) Belediye Başkanlığı nezdinde 506 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalısı olarak çalışmaya başladığını ve 14.04.2004 tarihinde kadar 5 yıl süre ile çalıştığını, söz konusu süre için 1680 gün hizmet bildirildiğini, SSK kapsamında çalışmanın işveren tarafından Kuruma bildirilmesine rağmen, bu çalışmanın, Bağ-Kur kapsamındaki çalışma ile aynı döneme denk gelmesi sebebiyle kurum tarafından iptal edildiğini, Kurum tarafından bu çalışmaların hatalı olarak iptal edilmesinden dolayı prim gün sayısında eksiklik meydana geldiğini, bunun akabinde müvekkilinin 08.07.2023 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak hatalı kaydın düzeltilmesini ve iptal edilen çalışmalar için iptal işleminin kaldırılmasını talep ettiğini, fakat Kurum tarafından başvuruya süresinde cevap verilmediğini, Yargıtayın son uygulamasına göre, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden eylemli ve baskın sigortalılığa üstünlük tanınmakta olduğunu, müvekkilinin 5 yıl boyunca .. Belediye Başkanlığı nezdinde kesintisiz olarak çalıştığını, bu süre boyunca müvekkilinin belediyede çalışmasının tam zamanlı çalışma olduğu gözetildiğinde, o dönemde müvekkilinin emek ve mesaisinin hepsini 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaya tahsis ettiğini, bu çalışma ile geçimini sağladığı ve aynı döneme rastlayan çalışmalardan gerçek ve fiili çalışmanın SSK kapsamında kalan çalışma olduğunun açıkça görüldüğünü,

ayrıca belirtilen dönem için beyan edilen gelirler, vergi ve maliye kayıtları incelendiğinde de, bu hususun ispat olunacağını ileri sürerek kurum işleminin iptaline ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının geçerli sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum işleminin iptaline ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/4130, K. 2026/4261, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-4130-e-2026-4261-k-9fd70e135bc3