Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14816 E. 2026/8664 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14816
- Karar No
- 2026/8664
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/841 Esas, 2025/1129 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 82... ve 6 24... parsel sayılı taşınmazlarda hisseleri bulunduğunu, taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Sağlık tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle taşınmazlara haksız olarak el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil bakanlığın imar planı hazırlama yetkisi bulunmadığını, taşınmazın imar planında sağlık alanı/sağlık ocağı alanı olarak ayrılması konusunda Bakanlığın veya İl Sağlık Müdürlüğünün herhangi bir dahli bulunmadığını, Bakanlıkça davacı tarafın taşınmaz üzerindeki tasarrufunu kısıtlayan herhangi bir fiil, işlem veya irade ortaya konulmadığını, bakanlığın hasım mevkinden çıkarılması gerektiğini, imar planlarında sağlık alanına ayırma işlemini tesis eden ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesinin hasım olması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, imar planlarının yapılması, onaylanması, uygulanması, nazım imar planına uygun olarak hazırlanan uygulama imar planlarının onaylanması, resen düzeltilerek onaylanması, uygulanmasının denetlenmesi vs. tüm imar konularında yetki ve görevin büyükşehir belediyelerine ait olduğunu, planlar hiyerarşisi gereği alt ölçekli planın üst ölçekli plana uygun olması zorunluluğu karşısında ... Büyükşehir Belediyesi tarafından 1/5000 ölçekli plan değişikliği yapılmadan müvekkil belediyenin 1/1000 ölçekli plan tadilatı yapmasının hukuken mümkün olmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanın husumetten reddolunması gerektiğini, mahkemece tespit edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak planlı olduğu, davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak tespit edilen bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Vekâlet ücreti kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde vekâlet ücretine ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, vekâlet ücretine ilişkin temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.