Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14207 E. 2026/8595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14207
- Karar No
- 2026/8595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2043 Esas, 2025/2835 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1301 27... parsel (eski ..., ... Mahallesi 20... parsel) sayılı taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılmadan Hazine adına tescil edildiğini, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, usul ve esastan reddini talep ettiklerini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesine göre idare tarafından kamulaştırmasız el konulan taşınmazın fiilen el koyma tarihinden itibaren 20 yıllık sürenin geçmesi halinde, taşınmazın malik, zilyet veya mirasçılarının her türlü dava haklarının düşeceğinin öngörüldüğünü, başka bir deyişle mülkiyetin bu süre dolmakla el atan idareye geçeceğini, 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinden yararlanılabilmesi için tapu kaydı ve malik olmanın dava şartı olduğunu, davacının malik olmadığının tapu kaydıyla sabit olduğunu, anılan parsellerin tek malikinin, kesinleşmiş yargı kararına dayanarak Maliye Hazinesi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Milli Savunma Bakanlığına tahsisli iken 2013 yılı itibari ile tahsis kaldırılarak Cumhurbaşkanlığı Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına devredildiğini, bu sebeple de davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1966 yılında alınan kamulaştırma kararı uyarınca kamulaştırıldığını, maliklere ve mirasçılarına noter kanalıyla ve ilanen tebligatların yapıldığını, bedelin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırmanın 6830 sayılı Kanun kapsamında yürütüldüğünü, taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 1957 yılında fiilen el atılarak ... Okulu yapıldığı, kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6830 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 13 üncü maddesi uyarınca kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından noter tebligatıyla başladığı, ... 16. Noterliğince muhtelif tarihlerde çıkartılan noter tebligatının murisin böyle bir mirasçısı olmaması nedeniyle, kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte murisin pek çok mirasçısı olduğu, ancak diğer mirasçılar yönünden çıkartılmış bir noter tebligatı olmaması ve usulüne uygun yapılmış bir ilanen tebligatın da bulunmaması nedeniyle kamulaştırma işlemlerinin davacı yönünden kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmazın daha önce paydaşlarınca açılan davalarda tespit edilen ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşen güçlü delil niteliğindeki metrekare birim bedel de irdelenmek suretiyle değerlerinin tespit edilip dosyadaki mevcut veraset ilamına göre davacı payına düşen bedelin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.