Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13730 E. 2026/2826 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13730
- Karar No
- 2026/2826
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/149 Esas, 2024/402 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/288 Esas, 2022/387 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil talebi yönünden usulden reddine, tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine kök murislerinden intikal eden Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 18... parsel sayılı taşınmazın 550 m² kısmına davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan fiili ve hukuki olarak el atıldığını, taşınmazlardaki müvekkil hisseleri toplamının 137,50 m² olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talepleri saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminat ve yasal faiz ile birlikte 1.000,00 TL ecrimisil olmak üzere toplam 11.000,00 TL'nin davalı idareden tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın “... Merkezi Ticaret Alanında” kaldığını, davacıların bu parsel tapu kaydında mülkiyet haklarına rastlanmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını, bu nedenle zaman aşımı yönünden, dava şartı yokluğundan ve husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki nitelik ve koşullarına göre değerlendirme yapılması ve kadastral parsel niteliğinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın daha önceden Antalya Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırılıp bedelinin ödenip ödenmediği hususunun araştırılması gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, taşınmazın belirlenen metrekare birim fiyatı ile emlak vergi değeri arasında fahiş fark ve orantısızlık bulunduğunu, emsalin doğru seçilmediğini, emsal taşınmaz ve dava konusu taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, taşınmazın dava tarihindeki değil el atma tarihindeki niteliklerinin tespitinin gerektiğini, ecrimisil koşullarının oluşmadığını, ecrimisil bedelinin yüksek belirlendiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuda 815,27 m² olarak kayıtlı iken yapılan imar uygulaması sonucunda 66,17 m²lik kısmının düzenleme ortaklık payına, 199,00 m²lik kısmının 32 77... parsel sayılı taşınmaza gittiği, 550,00 m²lik kısmının ise kamulaştırılacak alan olarak ayrıldığı, bu kısmın dava konusunu oluşturduğu, bu kısma ara arter niteliğinde yol yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ancak kamulaştırılacak alan olan 550,00 m²lik kısmın tapu kaydının kapatılması nedeniyle tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken 199,00 m²lik kısmın imarda gittiği, 32 77... parsel sayılı taşınmazdaki davacı hisselerinin tapusunun iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, Dairelerince de düzeltilmesi mümkün olduğu görülmekle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın tapuda 815,27 m² olarak kayıtlı iken yapılan imar uygulaması sonucunda 66,17 m²lik kısmının düzenleme ortaklık payı olarak düşüldüğü, 199,00 m²lik kısmının imar parseline şuyulandırıldığı, 550,00 m²lik bölümünün ise kamulaştırılacak alan olarak ayrıldığı anlaşıldığından bu bölüme kamulaştırmasız el atıldığının kabul edilerek arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak Dairemiz denetimimden geçen paydaş dosyaları da dikkate alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalanna, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.