Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13531 E. 2026/8709 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13531
Karar No
2026/8709
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1894 Esas, 2025/2779 Karar KARAR : Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 261 82... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "sağlık alanı" olarak ayrılması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kıymetli bir bölgede olduğunu, raporun yetersiz, emsallerin uygun olmadığını ve bedelin düşük belirlendiğini, enflasyon üstü artışın dikkate alınmadığı, ... yönünden husumetten reddin hatalı olduğunu ve bu idarenin de sorumlu kabul edilmesi gerektiğini, ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediği, taşınmaza fiilen el atılmadığını, husumetin Sağlık Bakanlığına ait olduğunu ve davanın bu idare yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın imar planındaki konumu gereği kısıtlılığının bulunmadığını ve maliklerince tasarruf edilebileceğini, raporun yetersiz ve bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın özel sağlık alanı olarak ayrıldığını, bu yönüyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1988 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ... Mahallesi I. Kısım Islah İmar Planı kapsamında “... Belediyesi Poliklinik ve Klinik” yeri olarak ayrıldığı, ... Belediye Meclisinin 18.02.2005 tarihli ve 526 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında “sağlık alanı” olarak kamuya özgülendiği, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 24.05.2013 tarihli ve 23397 sayılı oluru ile ... Halk Sağlığı Müdürlüğünün 24.05.2013 tarihli ve 25018 sayılı yazıları ile “taşınmaza ihtiyaçlarının bulunmadığı ve maliklerin tasarrufuna bırakılmasının” belediye başkanlığına bildirildiği, bunun üzerine ... Belediye Başkanlığınca uygun görülüp ... Belediye Meclisinin 09.03.2016 tarihli ve 392 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kullanım amacının “özel sağlık tesis alanı” olarak değiştirildiği ve bu planın kesinleştiği, imar planının iptali için açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunmadığı, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporunda taşınmaza fiilen el atılmadığının, boş arsa görünümünde olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği ve husumetin davalı ... Başkanlığına ait olduğu da dikkate alındığında arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı ... Başkanlığından tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline dair kararda bir isabetsizlik görülmediği; ancak hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... bakımından yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca idari yargının görevli olduğunu, 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca faiz yönünden verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davacı payına isabet eden alan üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalıdır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendindeki “taşınmazda davacının 48 m² hissesi yönünden tapu kaydının" ibaresinin çıkarılarak yerine “taşınmazın tapu kaydının davacının 12/6641 payı oranında” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13531, K. 2026/8709, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13531-e-2026-8709-k-ac7d7105cdf8