Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10183 E. 2026/8705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10183
Karar No
2026/8705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/198 Esas, 2024/288 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6 75... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol, ... alan ve park yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece 15.06.2016 tarihli ve 2014/303 Esas, 2016/581 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2014/303 Esas, 2016/581 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin tespitinde emsal olarak incelenen taşınmazın emlak vergi değeri ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin karşılaştırmasında dava konusu taşınmazın daha değerli olduğu anlaşıldığı halde ters orantı kurularak emsal taşınmazın daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle bedel belirlenmiş olup rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 2.483,96 m²sinin nehir yatağında, 6.686,19 m²sinin kıyı kenar çizgisi içerisinde, 85,29 m²sinin sulama kanalında, (D) harfi ile gösterilen 7.517,09 m²lik bölümünün ise zeminde fiilen park ve yol alanında kaldığının tespit edildiği anlaşılmış olup, öncelikle dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında hangi amaca özgülendiği ilgili Belediye Başkanlığından sorulup dava konusu taşınmazın tamamının kamuya özgülendiği anlaşıldığı takdirde tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazın kamuya özgülü olmayan bölümleri var ise bu bölümler bakımından ise dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından açılan ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/376 Esas, 2015/466 Karar sayılı dosyasında, dava konusu taşınmaza ... nehri, kıyı kenar çizgisi, sulama kanalı içerisinde kalan kısımlarla birlikte park,yol ve turistik alan olarak davalı ... tarafından el atıldığının tespit edilerek bu bölümlerin bedelinin davalı idareden tahsiline dair hüküm kurulduğu ve Dairemizce de onandığı hususu ile davacı tarafından dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümlerinde demir korkuluk çekilip, ... bahçesi yapılarak davalı ... tarafından el atıldığı yönündeki iddiası da gözetilerek, bu bölümlere hangi idareler tarafından ne şekilde el atıldığı, üzerinde herhangi bir tesis, işlem ya da düzenleme yapılıp yapılmadığı ve ne amaçla kullanıldığı hususları araştırılıp sunucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yalnızca fiilen yol ve park olarak el atılan bölümlerinin bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi, ecrimisile hükmedilmesi için taşınmazın bulunduğu mevkideki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyor ise nasıl ve ne şekilde kiraladıklarının taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, varsa emsal kira sözleşmesi temin ettirilerek mahallinde keşif yapılıp alınacak rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden soyut bir şekilde ecrimisil hesabı yapan rapor esas alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın 6.686,19 m²lik kısmında değer düşüklüğüne hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin net olarak belirlenmediğini, müvekkili idarenin fiili bir işgalinin olmadığını, ... Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan, ... içerisinde kalan ve sulama kanalı içerisinde kalan kısımlar için müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ecrimisile hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve davalı idareden tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Mahukemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 6200 sayılı ...Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2 nci maddesine göre akar sularda ıslah çalışması ve üzerinde çeşitli tesisler yapmak ile işletmek görev ve yetkisinin ... Genel Müdürlüğüne ait olduğu ve taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.483,86 m²lik kısmına bu kapsamda el atıldığı, davacının ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/79 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz hakkında ... Genel Müdürlüğüne karşı açtığı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasının da derdest olduğu anlaşıldığından, mahkemece (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamındaki davacı payının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10183, K. 2026/8705, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10183-e-2026-8705-k-a3e6638c2c9c